O Saatlerde Sakın Dışarı Çıkmayın!
O Saatlerde Sakın Dışarı Çıkmayın!
İçeriği Görüntüle

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte doğanın uyanışı, pek çok vatandaş için günlük yaşamı çekilmez hale getiren ciddi alerjik semptomları da beraberinde getiriyor. BURTOM Özlüce Tıp Merkezi bünyesinde görev yapan Op. Dr. Gülce Ermutlu, sıcaklıkların artışıyla havada hızla yükselen polen yoğunluğunun yanı sıra rüzgarın taşıdığı toz akarları ile nem seviyesinin "bahar nezlesi" tablosunu tetiklediğini belirtiyor. Değişken hava şartları nedeniyle zayıflayan bağışıklık sistemi, solunum yolu kaynaklı bu şikayetleri artırırken üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmayı da gözle görülür şekilde kolaylaştırıyor.

Bu Belirtiler Varsa Alerjik Rinit Olabilirsiniz

Halk arasında saman nezlesi ya da alerjik rinit olarak bilinen bu tablonun en net ve yaygın belirtileri arasında; bitmek bilmeyen geniz akıntısı, boğazda sürekli bir takılma hissi, peş peşe gelen hapşırma krizleri, burunda sulanma, akıntı ile burun ve boğaz bölgesinde yaşanan şiddetli kaşıntılar yer alıyor. Günlük hayatı sekteye uğratan bu şikayetler, viral yollarla bulaşan enfeksiyonlarla da sıkça karıştırılabiliyor. Yaşam konforunu korumak isteyenlerin, polenlerin havada en yoğun olduğu sabah saatlerinde açık havaya çıkarken mutlaka maske takması öneriliyor.

Evdeki Gizli Tehlike: Yatak Odaları

Alerjenlerin olumsuz etkilerini en aza indirmek için ev içi ortamlarda da sıkı önlemler alınması hayati önem taşıyor. Odaları havalandırma işleminin sabah saatlerinin dışındaki zaman dilimlerinde yapılması gerekirken, özellikle zamanın büyük kısmının geçtiği yatak odalarında toz ve rutubeti engelleyecek anti-alerjik tedbirlerin uygulanması büyük önem taşıyor. Ayrıca dışarıda geçirilen vakitlerin ardından eve gelindiğinde, kıyafetlerin üzerine yapışan gözle görülmeyen polen ve tozlardan arınmak için giysilerin vakit kaybetmeden değiştirilmesi gerekiyor.

Bilinçsiz Burun Spreyi Kullanımına Dikkat

Alerji yönetiminin tamamen kişiye özel bir süreç olduğunu vurgulayan Ermutlu, komşu tavsiyesiyle ya da kulaktan dolma bilgilerle rastgele kullanılan alerji ilaçları ve burun spreylerinin burun mukozasında geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlara yol açabileceğini söylüyor. Semptomların bir türlü baskılanamadığı, nefes darlığının sürece eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Doğru teşhis, uzman kontrolünde lokal tedaviler ve gerekirse uygulanacak aşı tedavisi gibi yöntemler, bu zorlu süreci atlatmada en güvenli yolu oluşturuyor.

Kaynak: İHA