Türkiye’de milyonlarca vatandaşın ortak dertlerinden biri olan saman nezlesi, özellikle mevsim geçişlerinde etkisini artırarak günlük hayatı adeta çekilmez hale getiriyor. Sivas Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, toplumda yaygın olarak bilinen ancak genellikle önemsenmeyen bu hastalık hakkında kritik uyarılarda bulundu. Şapcı, hava kirliliği ve kentsel yaşam koşullarının etkisiyle son yıllarda görülme sıklığı hızla artan saman nezlesi (alerjik rinit) konusuna dikkat çekerek, doğru tedavi yöntemlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
HASTALIĞI TETİKLEYEN FAKTÖRLER VE ÇEVRESEL ETKİLER
Hastalığın oluşumunda pek çok farklı etkenin bir araya geldiğini belirten Dr. Barış Şapcı, genetik yatkınlığın en temel faktörlerden biri olduğunu ifade etti. Aile öyküsünde alerji bulunan bireylerin daha yüksek risk altında olduğunu söyleyen Şapcı, modern yaşamın getirdiği olumsuzluklara da değindi. Sigara dumanına maruz kalmak, yoğun hava kirliliği ve kapalı alanlardaki alerjenlerle temasın hastalığı tetiklediğini dile getiren Şapcı; polenler, ev tozu akarları, mantarlar ve hayvan tüylerinin en sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında yer aldığını kaydetti.
SAMAN NEZLESİ BELİRTİLERİ SADECE HAPŞIRIKLA SINIRLI DEĞİL
Toplumda saman nezlesi denildiğinde akla sadece burun akıntısı ve hapşırık geldiğini belirten Op. Dr. Barış Şapcı, semptomların çok daha geniş bir yelpazeye yayılabileceğini söyledi. Şapcı, "Hastalarda sadece burun kaşıntısı değil; aynı zamanda şiddetli baş ağrısı, nefes darlığı ve koku alma bozuklukları da görülebiliyor. Hastalarımızın önemli bir kısmı yılın neredeyse yarısını bu şikâyetlerle geçiriyor. Bu durum sadece fiziksel bir rahatsızlık değil; aynı zamanda uyku düzenini bozan, iş verimini düşüren ve sosyal yaşamı kısıtlayan ciddi bir süreçtir" dedi.
TEDAVİDE İLK ADIM ALERJENLERDEN KORUNMAK
Hastalığın yönetilmesinde izlenecek yol haritası hakkında bilgiler veren Dr. Barış Şapcı, tedavide önceliğin her zaman alerjenden korunmak olduğunu belirtti. Şapcı, kişinin hangi maddelere karşı hassasiyeti olduğunu bilmesinin ve bu maddelerle teması minimuma indirmesinin iyileşme sürecini hızlandırdığını vurguladı. Tedavi yöntemlerine de değinen uzman doktor, "Medikal tedavi yöntemleri, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik immünoterapi ve bazı yapısal burun sorunlarının eşlik ettiği durumlarda cerrahi müdahaleler uygulanabiliyor. Ancak başarının anahtarı düzenli takiptir. Vatandaşlarımızın poliklinik kontrollerini aksatmaması, hastalığın kronikleşmesini önlemek açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.




