Sivas’ın Divriği ilçesinde yer alan ve 1985 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, son dönemde yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Özellikle Japonya’dan gelen kafilelerin yoğun ilgi gösterdiği tarihi yapıyı gezen misafirler, ilçenin tescilli lezzetleri olan Divriği pilavı (şah pilavı) ve doğal keçi peynirini tatmayı da ihmal etmiyor. Cami imamı Nail Ayan’ın aktardığı bilgilere göre, cuma namazlarının yanı sıra vakit namazlarında da cemaatin yoğun katılım sağladığı mekan, hem ibadet hem de gezi amacıyla gelenlerin oluşturduğu büyük bir canlılığa sahne oluyor.
Taşa İşlenen Birlik Felsefesi ve Ahlatlı Hürrem Şah

1228 yılında Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen şaheser, birçok özelliğiyle dünyada tek sayılıyor. Mengücek hükümdarı Ahmed Şah’ın cami, eşi Turan Melek Hatun’un ise şifahane bölümünü yaptırması eseri karı koca tarafından inşa ettirilen tek bitişik yapı kılıyor. Baş mimar Ahlatlı Hürrem Şah’ın bilinen ilk ve tek eseri olan yapıda, uzaktan kusursuz bir simetri görünürken yakından incelendiğinde bilinçli bir asimetri dikkat çekiyor. Yaratıcının tekliğini vurgulamak amacıyla binlerce motiften hiçbirinin birbiriyle aynı tekrar etmemesi, eseri parmak izi gibi benzersiz kılıyor.
Mimar Sinan Dokunuşu ve Tonozlar
İç mekânda yer alan aydınlatma fenerli kubbe, 16 sütun üzerine oturtulmuş 23 farklı tonozla destekleniyor. Çoğu özgün desenlerini koruyan tonozları taşıyan kalın sütunlar, Kanûnî Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan ve ekibi tarafından mantolama yöntemiyle güçlendirilerek yapının batıya kayması engellendi.
Cennet Kapısı’ndaki Mesaj ve Çağrı

Cennet Kapı üzerindeki minyatür cennet tasvirleri, 300 sekizgen yıldız motifi, lotus yaprakları ve hayat halesiyle dikkat çekiyor. Alt kısımdaki kazanlar cehennemi simgelerken üzerindeki sütunların boş bırakılması cennetin güzelliklerle dolu olduğu, cehennemin ise insanın amelleriyle şekilleneceği mesajını veriyor. Yapının gördüğü ilgiyi özetleyen Nail Ayan; "Görmeden ölmeyin, görmeden ölmeyelim" sloganının yanı sıra merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın "Mutlaka görülmeli" tavsiyesinin ardından ziyaretçi akınının her geçen gün katlanarak arttığını vurguluyor.





