Sivas, tarih boyunca milliyetçi ruhu ve bayrağına olan sarsılmaz bağlılığıyla bilinen bir şehir. Çanakkale’nin geçilmez siperlerinden Kafkasya’nın dondurucu soğuğuna, Milli Mücadele’nin ilk ateşinden kurucu Meclis’in heyecanına kadar her cephede Sivaslı evlatların izi bulunuyor. Bu kahramanların vatan topraklarını savunmak için çıktıkları yolda bıraktıkları künyeler, bugün Sivas’ın manevi tapusu niteliğinde korunuyor. Şehrin evlatlarının fedakarlıkları, Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesindeki kilit rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kongre Müzesi’nin Arkasında Yaşayan Hafıza
Şehri ziyaret edenlerin mutlaka uğradığı Kongre Müzesi’nin hemen arkasındaki parkta, Sivas’ın gurur tablosu yükseliyor. Osmanlı döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar farklı cephelerde şehadet mertebesine erişen kişilerin isimleri, bu alandaki anıtlarda tek tek yer alıyor. Park içerisindeki bu anıtlar, sadece taştan birer yapı değil, aynı zamanda bu topraklar için can verenlerin isimlerini geleceğe taşıyan birer hafıza kartı görevi görüyor. Vatandaşlar, isimlerin arasında kendi dedelerini, akrabalarını veya hemşehrilerini bulurken duygusal anlar yaşıyor.
Turizmde Yeni Rota: Tarih, Lezzet ve Maneviyat
Sivas’a yolu düşen turistler için artık sadece Selçuklu eserlerini görmek veya meşhur Sivas köftesini tatmak yeterli gelmiyor. Şehrin tarihi derinliğini ve Anadolu için önemini bilen bilinçli ziyaretçiler, gezi listelerine maneviyatı yüksek olan bu anıt alanlarını da ekliyor. Bu yıl Sivas’a gelmesi beklenen binlerce turistin; müzeleri ve gastronomi duraklarını gezdikten sonra, vatan savunmasının sessiz tanıkları olan bu anıtları ziyaret ederek Sivas’ın yiğitlerine bir fatiha okumak için vakit ayırması bekleniyor. Sivas, bu yüksek maneviyatıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir tarih yolculuğu vadediyor.




