Sivas, geçmişte sinema sanatının merkezlerinden biri olarak anılırdı. 1950’li yıllardan başlayarak uzun yıllar boyunca şehirde 10’un üzerinde aktif sinema salonu bulunuyordu. Dönemin sosyal hayatının kalbi bu salonlarda atar, Sivaslılar vizyona giren filmleri kaçırmamak için kuyruklara girerdi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, o şaşaalı günlerden geriye neredeyse hiçbir şey kalmadı. Şehrin sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran o salonlar birer birer kapanırken, geriye sadece anılar kaldı.

Tek Salon, Kısıtlı Seçenek ve İzleyici İlgisizliği
Son olarak AVM bünyesinde hizmet veren sinema salonunun da kapılarını kapatmasıyla birlikte Sivas, beyaz perdeye neredeyse tamamen veda etti. Şehirde şu an faaliyet gösteren yalnızca İstasyon Caddesi üzerindeki bir adet sinema salonu kaldı. Ancak durum sadece salon eksikliği ile sınırlı değil; sektördeki bu daralma, izleyici kitlesinin de giderek yok olmasına neden oldu. Sinema salonlarına olan ilginin azalması, yerel bir sektörün oluşumunu da engelledi. İşin daha da vahimi, bu durum karşısında kamuoyunda kayda değer bir tepki veya arayışın olmayışı. Sanki tüm şehir bu sessizliğe ve kısıtlı seçeneklere alışmış gibi görünüyor.
"Bir Salon Yeter mi?" Sorusu Cevapsız Kalıyor
Koca bir şehirde sadece bir adet sinema salonunun bulunması, kültürel etkinliklerin sınırlı kaldığının en somut göstergesi. Sivaslılar, sanatsal bir faaliyet olarak sinemayı tercih etmek yerine, alternatif eğlence anlayışlarına yönelmiş durumda. Sinema sektörünün Sivas’ta artık kendine yer bulamaması, kültürel bir fakirleşmeyi de beraberinde getiriyor. "Bir salon demek ki Sivas’a yetiyor" düşüncesi, aslında şehrin beyaz perdeye olan ilgisinin ne kadar düştüğünü ortaya koyuyor. Sivas'ın sinema kültürünü yeniden canlandırmak veya en azından var olanı korumak adına atılacak bir adım görünmüyor.




