Dünya bilinmezlikler çukurunun hemen kenarına gelmiş durumda. Sonrası hiç belli değil. Ne olacağını kimseler bilemiyor. Ufacık bir virüsün yapıp ettiklerine hepimiz üzüntüyle şahit oluyoruz. Bütün insanlığın hesapları bir anda alt üst oldu maalesef! Herkesin eli ayağına dolaştı, dolaşıyor.
Çaresizlik kötü şey... Allah kimseye dert verip de derman aratmasın. “Taşıyamayacağımız yükü bize yüklemesin.” Ne diyelim. Zor tabiî ki! Peki, biz bu sürece nasıl bakmalı, bu süreci neye yormalıyız?
Güzel bir söz vardır: "Eğer musibet Allah'a yaklaştırıyorsa nimettir, eğer nimet Allah'tan uzaklaştırıyorsa musibettir." Bu söz herkesin zihin dünyasında farklı çağrışımlar yapacaktır elbette. Ama hakikat şu ki musibeti nimet yapmak da nimeti musibete çevirmek de insanın kendi elindedir.
Hakikî Müslüman her durum ve şartta yaratılış gayesini unutmayan ve bu istikamette kendisine bir yol çizendir. Aşırıya kaçmaz, ümitsizliğe düşmez, elde ettiği varlıklarla şımarmaz. Kendisine verilen dünyalıkların emanet olduğunun farkındadır. Her şeyin aslına döneceği hususunda hiçbir şekilde şüphe duymaz. Doğumun da ölümün de hak olduğunu bilir. Ahiret inancı tamdır. "...Bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de denendiğinin..." bilincindedir Müslüman.
Kalbimizi ve imanımızı yoklamanın tam vakti değil mi şu günler? Kendi kendimize Müslümancılık mı oynuyoruz yoksa sahiden mümin bir kul muyuz? Bunun cevabı herkesin kendi vicdanında saklı sanırım. Zira görüntü bazen aldatıcı olabiliyor.
Paranın ve makamın satın alamadığı şeyler de varmış demek ki. Bugünlerde bunu net olarak görebiliyoruz. Her yer ve herkes eşitlenmiş durumda. Kimsenin kimseye üstünlüğü kalmadı. Kibir, gurur, şan, şöhret, şatafat, ego... Hepsi yerlerde... Umarım bunun farkına herkes varır ve hayatlarının kalan kısmını hak ve hakikat doğrultusunda yürütürler.
Şer gibi görünen durumlardan kendimize düşen dersi çıkartıp bunun güzel ve hayırlı şeylere vesile olması için elimizden gelenleri yapmalıyız kanımca. Asıl hikmet burada. Asla ümitsiz olmayalım. Yapmamız gereken güzel şeyleri de asla ertelemeyelim. Evde kalalım… Evlerimizi şenlendirelim, bereketlendirelim.
Şükür, sabır ve tevekkül... Bize yakışan bu...
"Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler."