Camın önüne konan küçük serçenin dilinde bir türkü adı « ayrılık » diğer adı « aralık » farkeder mi adının ne olduğu ? Aralık ayında sevdiklerinizi kaybettiyseniz, artık aralığın diğer adı ayrılık olmuştur. Acı yılın en uzun gecesinde kor gibi düştüyse içinize, ne fark eder, ona birileri aralık demiş. Sizin için ayrılıktır.
Tevafuk mudur, yılın en uzun gecesi yaşadığınız acıların saatleri dahi aynı olması ? Hüzünden parçalanan yüregini yogun bakım kapısından toplamaya çalışırsın, başara bilirsen.
Unutmaz insan acı olduğu yerde dondu ise. Gündüzlerin gecelere karışmış ise yoğun bakım kapısındaki anılar hep tazedir, serçenin ağzındaki küçücük ekmek kırıntısı gibi umutlarını toplarsın ve sorarsın « yine mi ayrılık ? »
Ağlarken göz göze bakamıyacaktık madem, göz yaşının bu kadar mahçup oluşu neden ? Göz yaşınla kavga edersin, ya akma artık, yada utanma ...
Eger yogun bakım kapısının önünde bekleyişin günler aldıysa, yurdun, hastane yatağın, sandalyedir ?
Geceler gündüzlere gebedir bilirsinde, gündüzler senin için, içinde umut barındırır mı ? Onu bilmezsin ya en çok canını o yakar, ama hastane için gece hep kasvettir. Gece hastane hep hüzün kokar. Gecenin yükü ağır dır, hiç bir yüreğin gücü onu taşımaya yetmez, gece yolu uzun yükü ağır bir yolcu gibidir. İçindeki feryatların hesapsızdır. Umut verici bir söz için her üç saat de açılaçak kapıyı beklersin, beklemeyi acıyı dibine kadar çektiğin anda ögrenirsin...
Benim hastam çok genç yanında bir hasta ölüyor, zannediyorum ki benim hastam korkuyor. Ne olur ölen hastayı çıkarırmısınız ? Dediniz mi ? Vicdansız gibi görünen bu cümlenin altında ne büyük acı var bilirmisiniz ? Doktorlar seni anlar ama, sen bu acının karşısında sanki gören gözlerin ağma, işiten kulakların sağırdır ve duymazsın teselli eden hiç bir sözü.
Ve bir aralık senden sevdiklerini aldıysa,
Ve acıdan harap olmuş ,
gönlünün tamirine bir dua düşer,
HASBUN ALLAHU VE Nİ MEL VEKİL !
Bu yaraya merhem yoktur, Hakk dan başka ve acına döner dersinki, « sen içindeki merhamet sebebiyle bu haldesin », o zaman acının elinden tutar sendeki merhametin sahibine teslim edersin ve rahatlarsın...
Ağustos ayının sıcağında esen rüzgar gibi serinletir seni, yüreklerin felahı, Allah !
Kasvetli gecelerine gün güneş doğar, açılırsa rahmet kapıları, ve dua kapıları, acıdan kıvranan ruhun huzur bulur.Ve bu kez aralık ayrılık getirmez, şifa getirir. Bin bir secde bin bir şükür, ve en çok da şükrü burda öğrenirsin bu kez.
Islanır seccaden her şükür için vardığın secdede...