Sivasspor Başkanı Burak Özçoban’ın tekrar aday olmayacağını ifade ederek, aldığı genel kurula artık sayılı günler kaldı.

Alınan bu kararın ardından, günler geçmesine rağmen bir sessizlik hakim.

Şuana kadar henüz bir başkan adayı çıkmadı.

Bana öyle geliyor ki genel kurul kararının alınmasının tek amacı bazı yöneticiler ile yol ayrımı noktasına gelinmiş olmasıdır.

Neden mi dersiniz?

Özellikle eski Başkan Gökhan Karagöl’ün ayrılmasının ardından Burak Özçoban’ın bu gömleği giymesi…

Varsa yoksa, Burak Başkan!

Transfer tahtasının açılmasında en büyük payın onda olduğu düşünülüyor.

Zaten, Burak Başkanın göreve gelmesinin ardından yönetim kurulundan ikinci bir ismi kamuoyu hiç duymadı.

Bence de öyle ama asıl sorulması gereken soruyu kimse sormuyor.

Asıl, sorulması ve sorgulanması gereken sorunun şu olması daha doğru, Transfer tahtası neden ve kimin yüzünden kapandı?

Bu soruya cevap veren yok!

Neyse gelelim, gündemimize…

Genel kurul kararının alınmasının, Sivasspor’u yönetecek kişilerin oluşturulmasında çokta fark edeceğini düşünmüyorum.

Öyle ki, mevut yapının dışından da Başkan çıkma ihtimali yok.

Yine aile içerisinden birilerinden, başkan ve yönetim kurulu oluşturulacak.

Kulağıma gelen dedikodulara göre, eski yöneticilerden bazılarının çocuklarının da yönetime gireceği iddia ediliyor.

Dedim ya, aile içerisinden!

Bu iddianın, doğru olup olmadığını zaman gösterecek.

Şuan hiç olmadığı kadar, sessizlik hakim!

Bunun en büyük sebebi, mevcut delegelerin oyunu alacağını düşünen birisinin olmaması…

Son seçimde de gördük, sadece 267 delege oy kullandı.

Bu sayının, Sivasspor gibi bir camia için çok düşük olduğunu ifade etmek isterim.

Halbuki Yiğidoların birçoğu, Sivasspor’un sahibi olduklarını hissetmek ve aidiyet duygusu yaşamak için üye olmak istiyorlar.

Bunu, bulundukları her platformda dile getiriyorlar. Bana sorarsanız, böyle bir olasılık zor gibi gözüküyor.

Her ne kadar, yönetim “takım taraftarın” dese de mevcut düzeni de değiştirmek istemiyorlar.

Yönetimin bakış açısı bu, “biz kimi istersek” üye ve delege yaparız!

O nedenle kulübün kapısından içeri girmek için, Sivasspor taraftarı olmanız yeterli değil!

Sizler, gelin maçı izleyin, sesiniz kısılana kadar ve avuçlarınızın içi şişene kadar takımı destekleyin yeter.

Başkan ve yönetim seçilmesinde “söz sahibi” olmanıza gerek yok!

Onları biz, hallederiz mantığı!..

Bırakalım o zaman; kulüp onların, Sivasspor ise taraftarın olsun...

Kalın sağlıcakla…