O gün ki yazınızı yazmaya başlamadan bir önceki yazınıza göz atarsınız? Yani en azından ben öyle yapıyorum. Bir önceki yazının başlığı şu ''Çok mu hor kullandık dünyayı?'' Bir an o yazıyı yazarken ki duyguya gittim. Evet itiraf etmek gerekirse fazlası ile yüreğim acıyordu. Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve insan olarak duyarsız kalamıyorsunuz, duygu dünyanız bir hayli karışık oluyor. Fakat an itibari ile daha iyi ve gelecekten daha umutluyum. Belki bir süre karamsarlığa müsaade edilir lakin uzun bir müddet diğer adı ile ''y'es'' dinimizce yasaklanmıştır.
Rabb-i Rahim’in hitabına kulak verelim. Bakın ne ferman ediyor:
- Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez. (Yusuf, 87)
- İnsanlara bir nimet, bir bolluk tattırdığımızda onunla sevinip şımarırlar. Şayet kendi yaptıkları sebebiyle başlarına bir fenalık gelirse, hemen ümitsizliğe düşerler. (Rum, 36)
Ümitsizliğe düşmek oldukça fena sayılmış. Bu da geçer ya ''hu'' diye kendimize fısıldamak gerekmekte. Kendinizi ikna edemediğiniz bir meselede çocuklarınıza fayda sağlayamayacaksınız muhakkak ki.

Mehmet Akif de ye'se acı bir ölüm nazarıyla bakar:
“Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak
Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak.”
“Gamı-tasayı bırak, iraden canlı ise!
Ümit kaynağı ol, olabilirsen herkese!
 
Ya bu virüsten dolayı ölüm bizi de bulursa endişesini yüreğimizde taşıyor ve kendimizi hırpalıyorsak, şimdi çok önemli bir şey söyleyeceğim. Biz zaten her halükarda Ölümlüyüz!!! Aaaa hakkatten o veya bu şekilde bir cenazenin baş kahramanı biz olacağız. Yani biz bu gerçekle yaşarken yüzleşmekten çok kaçtık sonra bir hastalıkla olması gerekenden fazlaca mı sarsıldık? Biraz ruh halimizin karmaşık olması ziyadesi ile normal, küresel bir olay yaşıyoruz ama yaşam kadar gerçek olan ölümden korktuğumuz için depresif oluyorsak, biz bu gerçekle köşe bucak yüz yüze gelmekten korktuk demek ki. Her şeye rağmen tüm olumsuzluklar karşı silkelenip, üzerimize düşeni yapıp. Takdir Allah’ındır demek lazım. Dünya ve ahiret işlerimizin arasındaki dengeyi gözden geçirmek için bir fırsat. Ve size Allah tarafından verilen muhteşem iradeyi öldürmeden, çalışma zamanı. Ümitsizlikten uzak gayret ve çaba ile.
Y'es hastalığına ümit ilacı sürme zamanı, belki içimizdeki ümitsizlik öyle katmerlenmiş ki, bir türlü iyileşmiyor ama nihayetinde iyileşecek. Biz ümitle yükümlü isek vardır bunda bir aydınlık.
Yeis, saadetin muharribidir; saadetler ise, ümitle yoğrulmuştur.