Hoca, Akşehir Gölü’nün kıyısına oturmuş. Çevresindekiler bir de bakmışlar ki Hoca, çömleğinden çıkardığı kaşık kaşık yoğurdu göle boşaltıp karıştırmıyor mu? Şaşkınlıkla sormuşlar:
– Hocam, ne yapıyorsun öyle?
– Göle yoğurt çalıyorum!
– Göl hiç yoğurt tutar mı?
– Ya tutarsa?
Kim bilmez ki Hoca Nasrettin’in bin bir öğüt veren fırkalarını ''Ya Tutarsa'' da onlardan sadece bir tanesi. Çok küçük yaşlarda dinledik. Bazen o an sadece dinlersin, yıllar sonra vakti gelince tecrübelerine yaşadıklarına katık edersin üstatların ağzından çıkan tılsımlı sözleri. “İşte bu!” dersin demek, Hoca Nasrettin bunu anlatmak istemiş.
Hırsızlık hem hak indinde hem de halk indinde ne kadar talihsiz bir ahlaktır. İzinsiz karşıdaki insanın bir şeyini almak, ne çirkin bir huydur. Bazı kişilere sen büyük bir hırsızlık yaptın desek, bizi nasıl tersler, sen beni neyle itam ediyorsun diye serzenişte bulunur.
Evet! Maalesef büyük bir hırsızlık içindeler! Hayal hırsızlığı, ümit hırsızlığı! Diğer hırsızlıklar gibi değil yüz kızartıcı bir suç gibi algılanmıyor. Birilerinin kurduğu hayalleri darmadağın edenler kendilerini suçlu saymıyor. Nasıl olsa herkesi eleştirmek gibi bir nüfusa sahip hissediyoruz kendimizi. O zaman bodoslama hayalleri enkaza çevirebilir miyiz? ''Olur mu canım onun iyiliği için söyledim!'' Yok öyle bir şey! Eğer sorarsa söylersin uygun bir dille senin doğrundan bahsedersin, kalmış ki senin doğrun mutlak doğru değil, sadece ve sadece sana ait bir doğru.
"En kusursuz cinayet, birinin yaşama sevincini öldürmektir." Paulo Coelho.
Paulo Coelho bu sözü tüm anlatmak istediklerimi bir anda özetliyor. Bir anda “vay be” diyorsunuz. Yalnız bizim hoca Nasrettin olayı kökünden çözmüş, koca göle yoğurt mayalamış. Kem küm edenlere de “Ya tutarsa!” demiş. Saygı sevgili ve dualarla anıyoruz. Çok küçük yaşlarda bu fıkra ile yanımıza gelip fısıldamış. Ümidinden hayalinden vaz geçme diye. Akıl verenler mi? Çok da mühim değil. Ya tutarsa cesareti lazım bazen de bize.
Bir sonraki yazıda buluşmak duası ile.