Bayramın kendisi gelmeden kokusu yayılır dalga dalga tüm cihana, ayrıca rengi vardır, hiç bir renge benzemez sanki ebruli. Vakit İsmail ´ini teslim etme vakti. Hacer yürekli olmak lazım. ´´Hacer koca yürekli inanç yüklü bir kadın´´ . İsmail ´ini teslim edecek kadar tefekkür sahibi, şimdi vakit Allah için İsmail ´den vazgeçme vakti. Teslim edemediğimiz binlerce İsmailler ile dolu yüreğimiz, sırtımızda bir yük sanki... Kibir, gurur, enaniyet dolu bu yüreği bayram mutlu etmeye yetmiyor mu? Sen Hacer ol. Sen teslim olan ol. Sen İsmail´inden vazgeçen ol. İnsin bayram gönlünün en pejmürde köşelerine huzur bulsun divane gönlün. Maddeden vazgeçerek manada yansın kandiller bayramla muştulanan yüreklere. Sonra bir İbrahim duası kopsun dilinden ya da daha derin bir yerden gönlünden gök yüzünü yırtarcasına .´´Allah´ım beni zürriyetimi bağışla´´ Bu bayram Hacer´i anlamaya niyet edelim. İbrahim´in ardında Hacer´e gidelim bayramınız mübarek olsun, her yan bayram koksun... ´´Amâyım, sağırım, lâlım? Kalbimin götürdüğü yere doğru gidiyorum. Usulca dokunuyor bir el yüreğime. Bu atam İbrahim olmalı, Halil İbrahim hem de ne İbrahim lâl dilim İbrahim´in dostluğu karşısında bir anda çözülüyor, -Ey İbrahim! Ey dost! Kalbimdeki İsmailleri aldım da geldim, kendimden geçtim de seni bulmaya geldim. İbrahim´in gönlündeki dostluk sirayet ediyor, gönül alemime benim yüreğim Halil oluyor, İbrahim hep dost kalıyor. Mahcubiyetten yüzüm kızarıyor, başım önüme eğiliyor, öylece kalıyorum atam İbrahim´in karşısında. Bütün benliğim kelam oluyor, ben kelam oluyor dile geliyorum. ? Ey atam İbrahim! Hacer annem gibi kat beni ardına, götür beni Hacer annemin yanına. Şimdi İbrahim´in ardındayım. Ah Hacer annem! Seni daha iyi anlıyorum sanki. Gönlümde binlerce İsmaille yollardayım, teslimiyetten bîhaber benliğimle yollardayım. Her attığım adım beni Hacer anneme yaklaştırırken İbrahim´in sadece sukût edişi endişelendiriyor beni. Ben Hacer oluyorum, Hacer sadece teslim oluyor. Sonunda sabırla yürüdüğümüz yollar bitiyor, sağır kulaklarım Hacer annemin sözleriyle açılıyor. -Bizi kime emanet ediyorsun ya İbrahim! İbrahim´den o kutlu söz, -Sizi Allah´a emanet ediyorum. İbrahim arkasına dönüp gidiyor, Hacer annemin karşısında öylece kalan ben, ben olmaktan çıkıp Hacer oluyor, Hacer sabrın adı oluyor. Ama gözlerim Hacer annemin yanında hayat bulup Hacer annemi seyre dalıyor. Hacer annem topluyor eteklerini ve koşmaya başlıyor, ben ardı sıra. Başlıyoruz say yapmaya, her sayda dökülüyor, gözyaşlarım yağmur gibi. Allah´ım ne güzel Hacer´in ardında olmak. Say bitiyor, Hacer annem avuçlarını açıyor, ben benliğimi avuçlarına bırakıyorum, Hacer ?Merve ile Sefa? oluyor, Mekke buna şahit oluyor. Merve ile Sefa arası Hacer´in rengiyle boyanıyor. Hacer´e ayrılık düşüyor, bana hep Hacer´i sevmek düşüyor.