Dünyada her 5 kişiden 1'i kansere yakalanıyor. Kansere yakalanan her 8 erkekten 1'i ve her 11 kadından 1'i kanser nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Dünyada ve ülkemizde en çok görülen kanser türü ise meme kanseridir. Meme kanseri, en sık ölümle sonuçlanan kanser türlerindendir.

Her 8 kadından 1’i hayatının belirli bir döneminde meme kanseri ile mücadele eder. Fakat meme kanseri sadece kadınlarda görülmemektedir. Her 100 meme kanseri kadın hastasına karşılık 1 erkek meme kanseri tanısı da konmaktadır. Erkekler için oran düşük gibi görünse de dikkat edilmesi ve göz ardı edilmemesi gereken bir husustur.

Meme kanseri, meme dokusundaki süt kanallarında yer alan ve süt üretiminden sorumlu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasına bağlı olarak gelişmektedir. Diğer kanser türlerine kıyasla daha yavaş bir gelişim süreci gösterse de kanser hücreleri, lenf bezleri aracılığıyla kan dolaşımına oradan da vücudun farklı bölgelerine sıçrayabilir. Burada ‘’ Erken Teşhis Hayat Kurtarır. ’’ sözünü vurgulamak isterim. Çünkü meme kanserinin erken evrede teşhis edilmesi hem tedavinin başarıya ulaşma şansını hem de kişinin hayatta kalma olasılığını arttırır. Erken dönemde tanısı konan hastaların tedavi süreci başarısı % 99 gibi oldukça yüksek bir orana sahiptir.

Erken tanı nasıl yapılır?

Erken tanı için K-D-M yöntemi uygulanabilir. Bunlar;

Kişinin kendi kendine yaptığı meme muayenesi

Doktor tarafından yapılan meme muayenesi

Mamografi yani meme röntgen filmidir. Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) bünyesinde ücretsiz şekilde, mamografi çektirebilir ve diğer kanser türleri için gerekli olan tahlilleri yaptırabilirsiniz.

Kanser çaresiz bir hastalık mıdır?

Kesinlikle hayır, araştırmalar beslenmenin bu süreçte %30-40’lık paya sahip olduğunu göstermektedir.

Obez ya da aşırı kilolu olmak

Yetersiz fiziksel aktivite

Alkol kullanımı

Aşırı yağlı beslenme gibi faktörleri düzenlediğiniz noktada hem kansere yakalanma riskini azaltabilir, hem de tedavi sürecinizi daha rahat bir şekilde geçirebilirsiniz.

Peki, neler yapabilirsiniz?

Öncelikle vücut ağırlığınızın ve yağ oranınızın ideal aralıkta yer alması oldukça önemlidir. Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği, vücut ağırlığının kanserde en önemli nokta olduğunu vurgulamıştır. Bundan dolayı fazla kilonuz varsa zayıflamanız, zayıf bir bireyseniz vücut ağırlığınızın ideal seviyeye ulaşması için kilo almanız gerekmektedir.

Günlük beslenmenize;

Yeşil yapraklı sebzeleri ekleyerek önemli antioksidanları almış olursunuz. Yeşil yapraklı sebzelerin beslenmeye dahil edilmesi kanser riskini %18-28 oranında azaltmaktadır.

Narenciye grubu; antioksidan, antikanser ve antiinflamatuar etkiler sağlar. Narenciye tüketimi meme kanseri riskini %10 azaltmaktadır.

Omega-3 kaynağı yağlı balıkları tüketenlerin, tüketmeyenlere oranla %14 daha az risk altında olduğunu kanıtlanmıştır.

Sarımsak, soğan ve pırasa içerdiği bileşiklerden dolayı antikanser etkilidir.

Meyveler, özellikle şeftali, elma ve armut meme kanserine karşı koruma sağlamaktadır. Yapılan bir çalışmada, haftada en az 2 porsiyon  şeftali  tüketenlerin, meme kanserine yakalanma riskinde %41 oranında azalma olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında kırmızı ve mor renkli sebze ve meyveler antioksidan yönünden oldukça zengindir. Bunlarında kanser riskini azaltma etkisi mevcuttur.

Bunlara ek olarak; meme kanseri riskinizi azaltmak için rafine karbonhidratlardan, ilave şekerden, alkolden, kızarmış yiyeceklerden, işlenmiş etlerden ve hazır yiyeceklerden uzak durmalısınız. Sadece meme kanseri riskini azaltmak için değil aynı zamanda obezite, diyabet, hipertansiyon vb. birçok hastalıktan korunmak içinde bu besin gruplarının kendi beslenme düzeniniz içerisindeki tüketim sıklığı ve miktarına da dikkat etmeniz gerekmektedir.

Hayatınızda yapacağınız ufacık değişiklikler sizi pek çok hastalıktan koruyacak ve bedeninize iyi gelecektir. Kendinize ve bedeninize bir iyilik yapıp değişmeye ne dersiniz?

Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık ayı olması sebebi ile bu aydaki son yazımı farkındalığı arttırabilme adına kaleme aldım. Sevgili okur, bilmeni isterim ki kanser hastalığı M.Ö 1600’lü yıllardan itibaren bizimle birlikte ve ilk kayıtlara geçen kanser vakalarından birisi de meme kanseridir. Bu kadar uzun süredir insanlığın savaştığı bu hastalığa karşı sadece ekim ayında farkındalıklı değil her gün ve her an bu bilince sahip bir şekilde yaşamımızı sürdürmeliyiz. Dileğim, bu yazımı okuyan herkesin farkındalığının artmış olmasıdır. Hepinize kanserden uzak, sağlık ve huzur dolu bir yaşam dilerim.