Bir üniversitenin itibarı sadece laboratuvarlarıyla, akademik başarılarıyla, yayınlarıyla ya da sıralamalardaki yeriyle oluşmaz.
Bazen en küçük ayrıntı bile öğrencinin zihninde büyük bir iz bırakır.
Temiz bir tuvalet de üniversitenin kalitesinin parçasıdır.
Çalışan bir musluk da…
Temiz bir koridor da…
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde ise tuvaletler şu günlerde tadilatta.
Sorun tadilat yapılması değil. Elbette yenilenecek.
Asıl soru şu…
Neden öğrenciler geldikten sonra? Yaz dönemi bunun için daha uygun değil miydi?
Şimdi yeni bir öğrenci düşünün. Üniversiteye ilk kez geliyor ve karşısında tadilat görüntüleriyle karşılaşıyor. Tuvaletler kullanılamıyor. Kullanılamayan tuvaletler nedeniyle bazı durumlarda öğrenciler, akademisyenlerin kullandığı tuvaletleri kullanmak zorunda kalıyor.
Öğrencinin yaşayacağı ilk deneyim açısından pek de hoş bir tablo değil.
Elbette bunun bir gerekçesi olabilir. Örneğin ihale sürecinin geç tamamlanması, çalışmaların yaz döneminde bitirilememesine neden olmuş olabilir.
Ancak gerekçe ne olursa olsun, ortada değişmeyen bir gerçek var…
Okul açıldı, tadilat başladı.
Üstelik fakültede odalara duman sensörleri takılıyor, tavanlar açılıyor ve akademisyenler çalışmaların tamamlanmasını bekliyor.
Yangın güvenliği için tedbir alınması elbette önemli. Ama insan yine soruyor…
Bunlar neden öğrenciler gelmeden tamamlanmadı?
Şunu da belirtmek isterim.
Benim amacım eleştirmek değil… sormak, dinlemek ve cevabı kamuoyuna aktarmak.
Çünkü üniversite sadece büyük binalardan ve akademik başarılardan ibaret değil.
Temiz bir tuvalet, çalışan bir musluk, düzgün bir koridor ve zamanında tamamlanan bir tadilat da üniversitenin kalitesidir.
Büyük hedefler önemlidir.
Ama bazen bir üniversitenin kalitesi, en büyük projesinde değil, en küçük ayrıntısında kendini gösterir.