Sivasspor bugün tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor.

Ama, yine de hiç kimsenin umutsuz olmasını istemiyorum.

Öyle yada böyle bir Başkan çıkacak ortaya…

Seçilecek olan başkanın, geçmiş de yapılanları “halının altına” süpürmek yerine üzerine kararlılıkla gitmeli.

Tabi ki, gidebilirse!

Sivas’ın caddelerinde ve sokaklarında karşılaştığımız taraftarlarımızın aklında ki soru ”Sivasspor'u bu hale kim getirdi?”

Cevabını az çok bilsem de güzel bir soru!

Fakat, bu sorunun cevabı kulaktan kulağa dolaşan dedikodularla değil, belgelerle, rakamlarla ve bağımsız denetim raporlarıyla ortaya çıkmalıdır.

Benim düşüncem, kim başkan olursa olsun ilk işi son on yılın hesaplarını incelemek üzere bağımsız denetçi görevlendirmek olmalıdır.

Camia artık laf değil, gerçekleri görmek istiyor.

Kim, hangi dönemde ne kadar borç yaptı?

Kim, hangi futbolcuyu hangi bedelle aldı?

Kim, hangi menajerlere ne kadar ödeme yaptı?

Kulübün, gelirleri nereye harcandı?

Bugün ortaya çıkan “devasa” borcun sorumluları kimler?

Bunların tamamı, artık şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır.

Ortada büyük bir adaletsizlik var!

Borçlar Sivasspor'un sırtında kalıyor, fakat bu borçlara sebep olanlar hiçbir sorumluluk almadan elini kolunu sallayarak gidiyor.

Sivasspor’u yönetenler “taraftarlardan” alkış alırken iyi, ama hesap vermeye gelince ortadan kayboluyorlarsa “ciddi” bir problem var demektir.

Sivasspor bir kişinin veya bir grubun kulübü değildir.

Sivasspor, bu şehirde yaşayan “herkesin” ortak değeridir.

Milyonlarca liralık yükün altına taraftarın, esnafın ve şehrin ileri gelenlerinin girmesi istenirken, geçmişte yöneticilik ve başkanlık yapanların kenara çekilmesi kabul edilemez.

Bugün camianın ihtiyacı olan şey yeni vaatler değil, önce gerçeklerin ortaya çıkmasıdır.

Sivasspor'un mali tablosu bütün çıplaklığıyla açıklansın.

Kim, başarılı olmuşsa alkışlayalım.

Kim, kulübe zarar vermişse de bunu herkes öğrensin.

Artık, kimsenin "eski defterleri açmayalım" deme lüksü yok!

Bence, tam tersine o defterler açılmalıdır ki aynı hatalar bir daha yapılmasın.

Camianın beklediği “şeffaflık ve dürüst” yöneticinin korkacağı bir şey değildir.

Eğer, şeffaflıktan korkan varsa, dönüp aynaya bakmalıdır.

Sivasspor'un geleceği ancak hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla kurtarılabilir.

Aksi halde bugün yaşananlar unutulur, yarın aynı kişiler farklı isimler altında yeniden ortaya çıkar ve bedelini yine Sivasspor öder.

Bu nedenle yeni gelecek yönetimin önündeki ilk görev bellidir:

Bağımsız denetim. Açık hesap. Şeffaf yönetim.

Akkoyun, karakoyun çıksın artık ortaya.

Kalın sağlıcakla…