Futbol, dünü hemen unutulan bir spor dalı olduğunu artık hepimiz biliyoruz. 
Sivasspor’da yıllarca görev yapan ve her yaptığı açıklamada iyi bir Beşiktaşlı olduğunu söyleyen Rıza Çalımbay’a vefanın yalnızca İstanbul’da bir semtten ibaret olduğunu gösterdiler. 
Gösterdiler göstermesine ama ben yine de Sivas’ın çok büyük bir futbol adamı olan Rıza Çalımbay’a yanlış yapıldığını söylemek isterim. 
Çok üzüldüm. 
Yanlış yapanların, eski takım kaptanı ağabey dediği Samet Aybaba ve kardeşim dediği Feyyaz Uçar olduğunu ifade etmek isterim. 
Atom karıncayı sırtından vurdular desem, daha doğru olur. 
Rıza Çalımbay, Türk futbol tarihine çalışkanlığı, efendiliği ve beyefendi kişiliği ile ismini yazdırmış taraflı tarafsız herkesin takdirini toplayan bir futbol adamı.  
Onun Türk futbolundaki ağırlığını benim değil, kimsenin tartması mümkün değil. 
Bizim ülkemizde futbol takımlarımız, kendi içlerinden çıkan teknik direktörleri harcamakta çok başarılılar. 
Alt yaş grubu takımlardan yetişip, yıllarca formasını terlettikleri takıma teknik direktör olmak her futbolcunun hayalidir. 
Doğal olarak, Çalımbay’ında hayaliydi. 
Futbolculuk kariyeri boyunca yalnızca Beşiktaş forması giydi ve kazanmadık başarı bırakmadı. 
Bunu teknik direktör olarak da yapmak, en büyük isteği ve arzusuydu. 
Her başı sıkışan Beşiktaş Başkanı Rıza Çalımbay’a sarıldı. 
İlk olarak dönemin Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, Del Bosque’nin gönderilmesinin ardından takımın başına getirdi. 
İlk ayağının takılmasın da gözünü kırpmadan görevine son verdi. 
Aslında Rıza Çalımbay; şimdiye kadar çoktan anlamalıydı, özellikle yöneticilerin kitabında “Vefa” diye bir kelimenin olmadığını. 
Teknik Direktörlük kariyerinde Beşiktaş’tan görmediği “Vefa”yı doğdu şehirde gördü desem, çokta yanlış ifade etmiş olmam. 
Yiğidolar sahip çıktı “Atom karıncaya”... 
İki dönemde toplam 7 yıl Sivasspor’u çalıştırdı.  
İkinci kez takımın başına geldiğinde tam 4 yıl görev yaptı. Bu zaman zarfında 3 yıl üst üste Sivasspor’un Avrupa Kupaları’na katılmasını sağladı. 
Avrupa Kupaları’na katılmasının yanı sıra, son 16 takım içerisine sokmayı başardı Sivasspor’u. 
Ayrıca 2022 yılı Türkiye Kupası’nı Sivasspor, tarihinde ilk kez müzesine götürdüğünde takımın başında yine Teknik Direktör olarak Rıza Çalımbay vardı. 
İşte böyleydi “Sivaslılar”ın vefası, Atom Karınca Rıza Çalımbay’a.   
Ama o; Beşiktaş’ın ne zaman başı sıkışsa ve bir teknik direktöre ihtiyacı olsa, ben hazırım mesajı verdi. 
İşte böyle bir anda gözünü kırpmadan yine geçti, gönlünü kaptırdığı Beşiktaş’ın başına. 
Geçti geçmesine ama yine, yıllar önce karşılaştığı sonun aynısını yaşadı. 
Birlikte formasını terlettiği ve son derece değer verdiği takım arkadaşlarıydı güvendiği insanlar. 
Fakat onlarda ilk olarak faturayı Rıza Çalımbay’a kestiler. 
Kulüpten yine klasik bir açıklama yapıldı.  
Ne miydi açıklama? 
“Efsane kaptanımız ve futbolcumuz Sayın Rıza Çalımbay’a tüm emekleri için teşekkür ederiz.” 
Anadolu’yu karış karış gezdiği günlerde bile aklından hiç çıkartmadığı Siyah-Beyaz sevdasından ayrılmak zorunda bırakıldı. 
Vefa’nın İstanbul’da yalnızca bir semtten ibaret olduğunu, artık görmüş olmasını temenni ederim. 
Çünkü Rıza Çalımbay, Beşiktaş’ın ve diğer İstanbul takımlarının yediği ilk ve son efsane futbolcusu olmayacak. 
Ben yine de ne olursa olsun, Rıza Çalımbay’ın bu kadar kolay harcanacak ve kenara atılacak bir teknik direktör olmadığını düşünüyorum.  
Sivas’a ve Sivasspor’a güzellikler yaşatan bu insanın, hakkı mutlaka bir gün teslim edilecektir. 
Kalın sağlıcakla...