Sivasspor sahada kötü futboluyla taraftarını üzerken, maçların gün ve saatleri de tribünleri doldurmanın önüne geçiyor.

Futbol seyirciyle güzeldir.

Taraftarı stadyumdan uzak tutan “fikstür” anlayışı yeniden gözden geçirilmelidir.

Sivasspor'un bu sezon sahada ortaya koyduğu futbol, taraftarın beklentilerinin oldukça gerisinde.

Sonuçlar ortada, oyun ortada, tribünlerdeki tablo da ortada…

Yiğidoların stadyuma gelmemesini yalnızca takımın performansıyla açıklamak da doğru değil.

Bir başka önemli sorun daha var, maçların oynandığı gün ve saatler!

Türkiye Futbol Federasyonu, fikstürü hazırlarken takımların sahadaki mücadelesini planlıyor olabilir. Peki ya tribündeki taraftarı kim düşünüyor?

Hafta içi mesai saatlerine denk gelen karşılaşmalar, akşamın geç saatlerinde başlayan maçlar ve taraftarın günlük yaşamını zorlaştıran fikstür tercihleri, tribüne gelmek isteyen birçok insanın önüne engel çıkarıyor.

İşinden çıkıp stadyuma yetişmeye çalışan, ailesiyle maça gelmek isteyen, şehir dışından yola düşen taraftarı hesaba katmadan yapılan planlamalar, futbolun en önemli unsurunu geri plana itiyor.

Futbol yalnızca sahadaki 22 oyuncudan ibaret değildir!

Futbolun ruhu tribünde, coşkusu taraftarda, anlamı ise o arma için atan yüreklerdedir.

Federasyon, tribünleri de hesaba katmalı!

Sivasspor, Sivas'ın ortak değeridir. Kırmızı-beyazlı takımın tribünlerinin dolması yalnızca kulübün değil, şehrin de kazancıdır.

Taraftardan fedakarlık beklerken taraftarın şartlarını görmezden gelmek olmaz.

TFF, maç günü ve saatlerini belirlerken yayın takvimini ve organizasyon planlamasını elbette dikkate alacaktır. Fakat bunun yanında taraftarın işe gidiş-geliş saatleri, ulaşım imkanları, ailelerin stadyuma erişimi ve maç sonrası dönüş koşulları da hesaba katılmalıdır.

Özellikle hafta içi oynanan karşılaşmalarda, taraftarın tribüne yetişmesini zorlaştıran saatler yerine daha erişilebilir seçenekler değerlendirilmelidir.

Hafta sonu maçlarında da insanların stadyuma gelmesini kolaylaştıracak planlamalar yapılmalıdır.

Boş tribünler yalnızca bir görüntü meselesi değildir.

Tribün desteği, futbolcuların motivasyonundan maç atmosferine kadar pek çok unsuru etkiler. Taraftarın sesinin azaldığı bir stadyumda futbolun heyecanı da eksilir.

Ama Sivasspor da aynaya bakmalı!

Elbette bütün sorumluluğu federasyona yükleyemeyiz.

Sivasspor'un sahadaki futbolu da taraftarın kararında önemli bir yere sahip.

Kazanmakta zorlanan, oyunuyla beklentileri karşılayamayan bir takımın tribünleri doldurması kolay değildir.

Taraftar hem uygun maç saati hem de sahada mücadele görmek istiyor.

Tribüne gelen insan, formasını giydiği takımın kazanmak için ter dökmesini, son düdüğe kadar savaşmasını bekliyor.

Bunun karşılığını göremediğinde kırılıyor, üzülüyor ve bir sonraki maç için karar vermekte zorlanıyor.

Yönetimin, teknik heyetin ve futbolcuların bu gerçeği görmesi gerekiyor.

Taraftarın desteği isteniyorsa önce o desteğe layık bir mücadele ortaya konulmalı.

Federasyon maç saatlerini taraftar lehine düzenlemeli, Sivasspor da sahada taraftarın inancını yeniden kazanmalı.

Birini diğerinin alternatifi olarak görmek yanlış olur. Hem doğru fikstüre hem de iyi futbola ihtiyaç var.

Kalın sağlıcakla…