Evin beyi ile evin hanımı tartışır,1 hafta hiç konuşmaz küserler. Sonra evin beyi hanımına sorar:

-Biz neden tartışmıştık konuyu unuttum...

Hanımefendiler unutmaz!

Tabi bunun patolojik sebepleri muhakkak vardır fakat hanımların bu kadar detayı hatırlamalarının başka nedenleri de var sanki.

Beyler, hanımların her şeyi ince ayrıntısı ile anımsamasından bazen şikayetçi!

Düğünde takılan takıları, bebeğimize gelen hediyeleri, bize yardımcı olmayan eşi dostu unutmuyoruz. Bazen unutmamak zihnimizi yorsada beyler kabul etmeli, bizim hafızamız biraz daha güçlü sanki. Pozitif ayrımcılık yapalım.

Bu aralar zihnimi meşgul eden bir durum “sahi biz neden hiç bir detayı atlamadan hatırlıyoruz”. Ben bu sorunun cevabını şöyle buldum, bizim tüm hayatımız püf noktası gibi.

Örneğin beylere bir kaç sorum var:

-Siz, yemeğin tuzunu bir kalemde ayarlamak nedir bilir misiniz? Her gün akşam yemeği düşünmek ne kadar zor bilemezsiniz.

-Ütü gününüz var mı?

-Camları silmeden misafir alamam dediniz mi?

-Konuklara menü hazırlarken zorlandınız mı?

-Kek ya kabarmazsa diye tedirgin oldunuz mu?

-Detaylı temizlik nasıl yapılır, hiç akla gelmeyen yerleri sildiniz mi?

-Görümce, elti, kayınvalide diyalogları yaptınız mı?

-Kahveniz nemlenmesin diye ne yaptınız?  

-Kimin evi görmeye gidilecek, kime geçmiş olsuna gidilecek ayrı  ayrı  düşündünüz mü?

Her zaman size verilen temiz kıyafetlerle, hazır organizasyonlara dahil oldunuz.

-Kışlıkları kaldırdınız mı? Bayram hazırlığı, yaz temizliği…

-Kurabiye hamuru yoğurdunuz mu?

-Kulak memesi kıvamında ne demek?

Saymakla bitmez!

İşte bu kadar ayrıntıya sahip olunca haliyle bizde ayrı bir hatırlama merkezi oluşmuş sanırım. Tabi biraz latife ile karışık bir liste oldu.

Hayırlı bir eş bu dünyada insanın başına gelecek en büyük nimet sanki. Yalnızca karşılıklı anlayış, biraz diğergamlık hayatı bize daha kolaylaştıracak gibi.

Biz hanımlar evet unutmuyoruz ama, küçük şeyler de bizi mutlu ediyor. İstisnalar her zaman olacaktır tabi. Eşlerimize “seni seviyorum” desek, kıymetli ve değerli olduklarını sıkça hatırlatsak. Cemal Süreya'nın dediği gibi;

“Bir kadını ortadan ikiye böl. Yarısı annedir, yarısı çocuk,

Siz o kadının içindeki çocuğu mutlu ederseniz o kadın da sizi bir ömür mutlu eder.

Bir sonraki yazıda buluşmak duası ile