Sivas’ta bulunan Şemseddin Sivasî Hazretleri’nin türbesi, Ramazan ayında ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Anadolu’da yetişen büyük velilerden biri olarak kabul edilen ve “Kara Şems” adıyla da bilinen Şemseddin Sivasî’nin kabri, özellikle Ramazan günlerinde manevi atmosferi yaşamak isteyen vatandaşların uğrak noktalarından biri haline geldi.
Türk-İslam tarihinde önemli bir yere sahip olan Şemseddin Sivasî Hazretleri, Şems-i Tebrizi ve Akşemseddin ile birlikte “Üç Şems”ten biri olarak kabul ediliyor. Sivas’ta bulunan türbe, hem şehir dışından gelen ziyaretçileri hem de yerel halkı ağırlıyor.
Sivas’ta Üç Şems’ten Birinin Türbesine Ramazan Ziyaretihttps://t.co/BnvMenLxE9 pic.twitter.com/d2qrTVgMCJ
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) March 6, 2026
Anadolu’da Yetişen Büyük Bir Veli
Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Şemseddin Sivasî’nin Anadolu tasavvuf geleneğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Denizli’ye göre, Halvetiyye tarikatının Şemsiyye (Sivasiyye) kolunun kurucusu olan Şemseddin Sivasî, hicri 926, miladi 1519 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde dünyaya geldi.

Esmer tenli olması sebebiyle “Kara Şems” olarak anılan Sivasî, hayatının büyük bölümünü Tokat ve Sivas’ta geçirdi. Tasavvuf yolculuğuna küçük yaşlarda başlayan Şemseddin Sivasî’nin yedi yaşındayken Amasya’da Halvetî şeyhi Hacı Hızır’dan dua aldığı rivayet ediliyor. Daha sonra Şeyh Muslihuddin Efendi’ye ve ardından Abdülmecid Şirvani’ye intisap ederek tasavvuf yolunda ilerledi.

Sivas Valisinin Davetiyle Şehre Yerleşti
Şemseddin Sivasî’nin hayatında Sivas önemli bir dönüm noktası oldu. Dönemin Sivas Valisi Hasan Paşa’nın daveti üzerine şehre yerleşen Sivasî, Meydan Camii’nde vaizlik ve imamlık yaparak irşad faaliyetlerini sürdürdü.
Sivas’ta kısa sürede geniş bir çevreye ulaşan Şemseddin Sivasî, hem ilmi hem de tasavvufi yönüyle tanınan bir isim haline geldi. Halvetiyye tarikatının Sivasiyye kolunu kurarak Anadolu’da tasavvuf geleneğinin yayılmasına önemli katkı sağladı.

77 Yaşında Eğri Seferi’ne Katıldı
Şemseddin Sivasî Hazretleri, ilerleyen yaşına rağmen Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan 1596’daki Eğri Seferi’ne de katıldı. 77 yaşında olmasına rağmen III. Mehmed ile birlikte sefere katıldığı, savaşın zorlu geçeceğini ancak zaferle sonuçlanacağını söylediği rivayet ediliyor.
Sefer öncesinde İstanbul’da Üsküdar’da Aziz Mahmud Hüdayi tarafından karşılanan Sivasî’nin, savaşın en çetin anında Osmanlı ordusuna zaferin yakın olduğunu müjdelediği anlatılıyor. Kısa süre sonra Osmanlı ordusunun galip gelmesi, bu rivayetleri daha da dikkat çekici hale getirdi.
Eğri Seferi’nin ardından padişahın İstanbul’da kalma teklifini kabul etmeyen Şemseddin Sivasî, yeniden Sivas’a dönmeyi tercih etti. Kısa bir süre sonra, hicri 1006 yılında Sivas’ta vefat eden büyük veli, Meydan Camii bahçesine defnedildi. Bugün ise türbesi özellikle Ramazan ayında yoğun ziyaretçi akınına sahne oluyor.