Hayırdır beyler!!!

Bu neyin hırsıdır, kime karşı neyin savaşıdır.Yıllardır Ankara’da iki Anadolu takımının maçlarında bu kadar ateşli seyirci görmedim. Nerden çıktınız? Ne ara bu kadar fanatik oldunuz?Acaba bizler şimdiye kadar başka bir takımın maçlarını mı izledik? Gençlerbirliği takımının maçlarına bu kadar taraftarı nereden buldunuz?

Hayırdır ağalar!!!

Bu neyin kıskançlığı? Neyin çekememezliği? Lider takımla oynamak elbette ki önemli ama bu hırs iki hafta önce Fenerbahçe maçında 5 gol yerken neredeydi? Neyin önünü kesmek için çalışıyorsunuz?

Maçı izlerken Gençlerbirliği takımının attığı 2. golden sonra kendi kendime herhalde “ GENÇLERBİRLİĞİ ŞAMPİYONLUĞUNU İLAN ETTİ” dedim. O nasıl bir sevinme!!! O nasıl bir kucaklaşma… Hayatınızda ilk defa mı gol attınız?

Elbette ki bütün bunların perde arkası çok karışık…

Sanıyor musunuz ki Pazar günü tribünleri dolduran binlerce seyirci, Gençlerbirliği taraftarıydı. Canı yanan, kendi imkânlarıyla Sivasspor’a gücü yetmeyen Fenerbahçe’si, Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı ve hatta Trabzonspor’u destekleyen onlarca kalabalık işini gücünü bırakıp bu maça akın etmiş. Amaç!!!Sivasspor’un önünü kesmek…

Sivasspor’u engelleyemeyeceksiniz!!!

Ben bu şehrin takımını destekliyorum. Hangi şartlarda hangi oyunun içinde olursanız olun, ben ve benim gibi binlerce Sivasspor’a gönül vermiş yiğitler diyarının evlatları bu takıma sahip çıkacak ve bu ligi öyle ya da böyle zirvede tamamlayacaktır. Büyük takım kötü oynadığı zamanda puan almasını bilen takımdır. Bu takım bu maçta kötü oynadı ama puan almasını bildi. Bu takım büyük takımdır… VESSELAM

Deplasman her zaman takımlar için zordur. Hele hele ciddi eksikleriniz varsa. Emre’nin kart cezalısı ve Fernando’nun ısınırken sakatlanması, ön liberoda Fatih’in olmaması, zaten kısıtlı kadrosu olan lideri oldukça zor durumlara düşürdü. Kanatları kırık kuş misali bu oyuncuların ciddi eksikliğini hissetti. Ezberlenmiş ve alışılmış oyundan, klasik savunma prensipleri öne çıktı. Bireysel hatalar ve konsantrasyon eksiğine rağmen son saniyede gelen 1 puan şampiyonluğun müjdecisi niteliğinde oldu.

ERDOĞAN EKSİK OYNATTI…

Her fırsatta Çalımbay’ın övgüyle bahsettiği Erdoğan maalesef bu maçta sınıfta kaldı. Ayağına kadar gelen fırsatı iyi kullanamadı. Eğer Çalımbay’ın yerinde saha kenarında olsaydım, oyunun 30 dakikasında dışarı alırdım. Yeteneksiz ya da beceriksiz olduğu için mi? Hayır. Mücadele ruhu maalesef çok kötüydü. Koşu mesafesine bakmak gerek. Top bizdeyken yalnızca topla oynamak için koşan, rakibe geçtiğinde ise sadece izleyen bir Erdoğan, oyunda kaldığı süre içerisinde etkili olamadı. Çalımbay bu durumu gördüğünde ikinci golü yemiştik. Traore değişikliği oyunun tekrar hakimi olma adına önemli bir hamleydi.

Yatabare’nin son saniyede attığı golden sonra, uzun süredir bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum. Puandan daha önemliydi benim için. Birçok camiaya deyim yerindeyse “KAPAK” niteliğinde oldu.

MAMADOU SAMASSA’YA TEŞEKKÜRLER…

Lig başladığı günden itibaren bu kadar çok iş düşmemişti. Ne var ki bu maçta alınan 1 puanın aslan payı senindir. Maçın kırılma anlarında hep sen vardın. Bütün Yiğidolar adına sana sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Emeğine sağlık.