Var olduğunda kıymetini bilmeyiz, yok olduğunda Allah’a daha yakın olduğumuzun adıdır su. Sudan bahane! lafını bundan dolayı ben sevmem, suyun esasında çok pahalı olduğunu su etrafında medeniyetleri savaşarak kuran insanlık değil midir? Veya her canlının su için verdiği kavgaya belgesellerde şahit olmuyor muyuz? İnsanlık su savaşında pusatlarını her zaman hazırlamıştır, ama mücadeleye ne kadar hazırdır? İşte bana Pusat Barajı’nın çağrıştırdığı husus tam da budur…
Küresel ısınmanın adı su konusunda beceriksizliklerin sığınıldığı limandır. Su akar Türk bakar! Sözüne namzet su konusunda hiçbir çalışma yapmayan, yumurta gelince çalışmalara başlayan ve hatta gün geçirdikçe artan maliyetlerde taşın altına elini değil kafasını sokan biz halkın suçu yoktur ama cezayı halk öder, ödeyecektir, yeter ki o su gelsin! Medeniyetlerin su etrafında oluşmasında tarım başta gelir bilirsiniz, ama şimdi görüyoruz ki bina yapımı ön planda su etrafında! Ne ilginç!.. Bu da ayrı bir konu…
***
İlimizde son yıllarda yaşanan su sıkıntısı beraberinde kesintileri de getirdiği gibi, mil sularının musluklardan akmasını ve su arıtma cihazları kullanan evlerin ise kirlenen filtreleri nedeniyle zarara uğramalarını da gazete olarak gündeme getirmiştik. Şehrin uzun yıllar su sorunu yaşamaması için hayata geçirilmek istenen Hafik Özen Pusat Barajı'ndan 4 Eylül Barajı'na su getirilmesi projesinin ihalesi ise bu sırada yapıldı. Geçen yıl 300 milyona yapılacak olan ihale bu yıl 650 milyon lira ile yapıldı elhamdülillah. Şimdi çalışmalar başlayacak ama ne zaman?
***
İlk etapta arıtma tesisinden Seyfebeli’ne kadar olan 12 kilometrelik kısma hat döşeneceğini ve o bölgedeki sulama kanalından saniyede 400 litrelik suyu alarak 4 Eylül Barajı'na aktaracaklarını söylemişti Başkan Hilmi Bilgin. Firma şu anda suların getirileceği boruları yapıyor. Borular yapıldığında sulama kanalından 4 Eylül Barajı yavaş yavaş beslenecek, pompalarla bu işlem yapılacak. Daha sonra Hafik Özen Pusat Barajı'ndan şehre doğru hat döşenecek. Bu hattan da su gelecek. Proje böyle, beklenen böyle.
İlimizde su açısından iki baraj sıkıntı yaşadı. Biri 4 Eylül, diğeri Karacalar Barajı. Karacalar tarımı besleyen baraj, su çok kullanılıyor. Bu sene Allah yağış oraya vermedi, nasip! Kuraklık orada var, yağdır Mevlam su demekten başka bir duamız yok.
***
Şu an da hiç yağmur yağmasa barajda 60 günlük yeterli bir suyun olduğu belirtiliyor. Borular gelip, çalışmalar da başlasa Kasım-Aralık ayında çalışmaların biteceği ön görülüyor. Bu da suyun yeterli olabileceğini tahmin ettiriyor. Umudumuz her şeyin kısa zamanda nihayetlenmesi.
4 Eylül Barajı’nda ki sıkıntıda mağlum. Sermayemiz. Üstüne çok yüklendik, harcadık da harcadık. Sonunda geçen yaz kırmızı çizgimiz oluverdi, miller musluklardan aktı, malumunuz. Hemen silah aklımıza geldi, malum su savaşı için silah lazım, pusat lazım. İşte o anda “bizim bir Pusat Barajımız vardı, ihalesi de olacaktı, 300 milyon muydu neydi, yapalım!” dendi, patladı 650 milyona. Olsun!.. Canımız sağ olsun, beleş!...
DSİ’ye hemen bir yazı, kamulaştırma ücretimiz yok! diye, olsun, bu da tamam! Kamulaştırma ücretleri de DSİ’ye teslim, çalışmaları da o yaparsa konserlere devam, “Su gelir güldür güldür, gel de yar beni güldür!” Konserde ilk istenecek türkü de bu olsun, gününe göre, yakışır…
Şimdi çalışmalar bekleniyor, boru imalatı yapılırsa, borular şantiyeye teslim edilirse vira bismillah başlanacak ve Pusat’tan Seyfebeli’ne pompalarla su temininde tehlike sinyali veren kırmızının ateşi düşürülecek.
Sonra Pusat ile birlikte su savaşlarında en önemli etap başlatılmalı…
Bilinçlenmek…
En başta Paşa Fabrikası’ndan fotoğraflık görüntü uğruna boşu boşuna akıtılan bu suya çözüm bulunsun…
Suyu mahalle çeşmelerinde boşuna akıtan, arabalarını yıkayanlara ağır para cezaları getirilsin…
Su bilinci aşılansın…
Pusat tamam…
Şimdi su savaşı seferberliği bilinçlendirme çalışmaları ile başlasın…
Ne dersiniz?