Her savaşta içten yananlar, kendi derdini unutur, elimden geleni, gönlünden kopanı yapar... Bu esnada: menfaatlerine, makamlarına tapınanlar -spekülatör- sınıfı: boşluktan istifade tahakkuk ettiremedikleri alçaklıkları sür´atle yapmaya uygun fırsat ve zemin bulmuştur.
15 Temmuz´da nasıl bayrağa sap oldularsa, hamaset dozunu aynı şekilge artırırlar. ?Gün birlik, beraberlik zamanı?? nutukları çekerken; bürokraside kendi yetkileri altındakilere kıyım yaparlar meselâ, gürültüye gider. Kolay para kazanma yollarını ihmal etmezler. Keyiflerine asla zarar gelmemiştir; yerler, içerler, şölenlerini, törenlerini sürdürürler. Yapıyorlar mı? Evet? Şu an bürokraside böyle bir ortam var ve hazır FETÖ ile mücadele ediyorum görüntüsü de çok kolay verilebilmektedir. Bu işler hep böyle olur. Üst düzey yetkililer yorgundur, tabanı vuran zulumden, haksızlıktan haberi olmadığı için, önüne gelen evraka basar imzayı. 15 Temmuz sonrasında da öyle olmuştu ve bugün karambol anını değerlendiren yığınlarca menfaatperest bürokrasider makam avcılığına çıkmış ve başarmışlardı. Demokrasi, ?oligark? bir azınlığın daima hizmetindedir ve bu güruhta insaf, din, iman, vicdan işine yaradığı miktardadır.
Uzatmayayım, böyle günlerde aslında devletin eskisinden çok daha uyanık olması gerekir. Ama devlet, devlet içindeki oligarklara ve onların çanakçılarına yakayı kaptırmışsa yapacağınız fazla da bir şey yoktur.
Şimdilik yoktur, malum; savaştayız...
Acı ve zulüm birikir birikir; Allah inanıyorum ki ihmal etmez ve intikamını mutlaka alır. Kul elinden bulurlar ve kuldan bilirler. Çünkü bulundukları konumu, kazandıklarını da kendilerinden bilmişlerdir.
Benim işitirse evlad-ı vatana tavsiyem; gönlümüzün kan ağladığı böyle günlerde istismarcılara karşı teyakkuz halinde olmalarıdır. Sahte milliyetçiden, vatanı arsası için sevenden, makamı kendine zırh edinen mücahit müsveddesinden ve nihayet bunların şebekelerinden çektiğimizi, hiçbir şeyden çekmedik.