Ne garip değil mi, bir zamanlar Sivasspor başkanlığına talip olmak için insanlar yarışırdı.
İnsanlar için Sivasspor’un yönetim kurullarında yer almak prestijdi.
Öyle ki, Teknik direktörler Sivasspor'un kapısından içeri girebilmek için fırsat kollarlardı.
Ya futbolcular, kırmızı-beyazlı formayı giymeyi kariyerleri adına önemli bir adım olarak görürlerdi.
Bugünlerde ise tablo tamamen değişmiş durumda!
Genel kurul yapılıyor, ancak başkan adayı çıkmıyor.
Kulübün geleceği divan kurulunun omuzlarına bırakılıyor.
Takımın başında sözleşmesi devam eden teknik direktör İsmet Taşdemir'in ayrılık ihtimalleri konuşuluyor.
Futbolcular ise sezon bitmeden bavullarını toplayıp şehirden ayrılmaya başlıyor.
Peki ne oldu da Sivasspor bu noktaya geldi?
Bu sorunun cevabı sadece ekonomik sıkıntılarda ararsak yanılırız.
Elbette borçlar önemlidir!
Elbette gelir-gider dengesi bozulduğunda kulüpler zor günler yaşar. Ancak, bugün yaşananlar sadece mali bir krizin sonucu değil.
Asıl sorun, yıllar içerisinde camia da oluşan güven kaybı.
Bence, bir kulübün en büyük sermayesi para değil, itibarıdır.
Eğer insanlar yönetime talip olmuyorsa, şehrin önde gelen isimleri sorumluluk almaktan kaçıyorsa, teknik direktörler ve futbolcular geleceklerini başka yerlerde arıyorsa, orada önce itibar kaybolmuştur.
Sivasspor yıllarca Anadolu'nun örnek kulüplerinden biri olarak gösterildi. Avrupa’da ve ülkemizde birçok başarılara imza attı.
Fakat, yaşadığımız başarıların üzerine yeni başarılar eklemek yerine günü kurtarmaya yönelik politikalar tercih edildi.
Bana sorarsanız, bugünlerde ortaya çıkan tablo da bunun sonucudur.
Kimse suçu sadece bir kişiye ya da bir döneme yükleyerek işin içinden çıkamaz!
Sivasspor'u bu hale getiren süreç, yılların birikimidir. Yanlış kararlar, plansız harcamalar, sürdürülebilir olamayan yönetim anlayışları ve kulübün geleceğini düşünmek yerine günü kurtarma çabalarının bugünkü zemini hazırladığını düşünüyorum.
Şimdi camianın aklında iki soru var. Sivasspor'u bu hale kim getirdi? Sivasspor'u bu durumdan kim çıkaracak?
Yapılması gereken doğru insanın başkan olması, doğru insanların yönetimde görev alması, doğru projeler ve şeffaf bir yönetim anlayışı kulübün geleceğini değiştirecektir.
Sivasspor’un sahipsiz olmadığını tekrar tekrar söylememe gerek yok.
Hatta, bazıları gerektiğinden daha fazla sahip çıktığı için Sivasspor bu halde!
Kişisel hesapları bir kenara bırakıp, Sivasspor'un menfaatlerinde birleşmek gerekir.
Aksi halde dün başkan olmak için sıraya girilen Sivasspor, yarın yönetmeye kimsenin cesaret edemediği bir “yapıya” dönüşebilir.
Kalın sağlıcakla…