Geçtiğimiz günlerde hepinizin de bildiği gibi Sivasspor’un genel kurulunda başkan adayı çıkmadı ve yönetim divana kaldı.
Camia olarak aklımızda ki soru “Bu kulüp yani Sivasspor, nasıl ayağa kalkacak?”
Divan heyetini oluşturan gazeteci büyüklerimiz Başkan Ali Yavuz, Kemal Çağlayan, Ali İzgi ve Sivasspor Genel Müdürü Cafer Kaplan’dan camianın beklentisi çok büyük.
Böyle bir yükü omuzladıkları için öncelikle hepsini tebrik etmek gerekiyor.
Başkanlık sorunu en kısa zamanda çözeceklerdir.
Sorun bir değil ki!
Başkanlık sorunun yanısıra “ortada yaklaşık 325 milyon TL’lik” bir de borç var. Bu rakam elbette küçümsenecek bir rakam değil.
Divan üyelerinden gazeteci büyüğüm Ali İzgi’nin yaptığı açıklamada “Sivasspor’a cansuyu” aradıklarını söylediği ifade edildi.
Ben, Sivasspor’a aranan cansuyunun uzakta olmadığını düşünüyorum.
Çözümün uzakta olmadığını anlatayım.
Edindiğim bilgiler doğrultusunda bugün itibariyle Sivasspor’a referansla üye olmuş yaklaşık 600 kişi bulunuyor.
Bu insanlar sıradan taraftar değil!
Sivasspor Kulübüne gelişigüzel değil, belli referanslarla ve seçilerek “üye” olmuş kişiler.
Yani, Sivasspor’un doğal sorumluluk taşıyan kitlesi.
Böyle dönemlerde bu insanların da taşın altına elini koyması gerektiği kanısındayım. Sadece kağıt üzerinde “üyelikten ziyade” maddi ve manevi anlamda da kulübün yanında olması gerekir.
Şimdi sizinle basit bir hesap yapalım.
Bu yaklaşık, 600 üyenin her birinden bir defaya mahsus 10 bin TL destek aidatı alınsa ortaya tam 6 milyon TL çıkar.
Geçtiğimiz kongrede 25 yeni “üyenin” daha kulübe dahil edildiği açıklandı. Onların da giriş ücreti olarak 10 bin TL verdiğini düşünürsek, 250 bin TL daha gelir elde edildi.
Buda demek oluyor ki toplamda yaklaşık 6 milyon 250 bin TL’lik bir kaynak oluşuyor.
Şimdi bazılarınız çıkıp “325 milyonluk borcun yanında 6 milyon neyi çözer?” diyebilirsiniz.
Zaten mesele ilk etapta kulübün nefes almasını sağlamak!
Ve “üyeler, kulübüne sahip çıkıyor” mesajını verebilmek.
Ben daha fazla vermek istiyorum diyen “üyenin de” eli tutulmamalı.
Çünkü, Sivasspor üyeliği “üç yıldızlı” bu arma için sorumluluk alma makamıdır.
Bana göre, Sivasspor sayesinde yıllarca itibar kazanan ve çevre edinen, bu camianın içinde yer alan insanların bugün sessiz kalma lüksü olmamalıdır.
Şunu da açık açık söylemek gerekiyor; Sivasspor sadece dört isimden oluşan “divan’ın” omzuna bırakılacak bir kulüp değil.
Çözüm, camia olarak ortak fedakarlıkta saklı!
Belki, üyeler tarafından yapılacak olan bu destek, 325 milyonluk borcu kapatmaz ama bir başlangıç olur.
Sorunların tamamını çözmez ama kulübün elini rahatlatır.
Kalın sağlıcakla…