Özel hayatını bilmezdik. O anlatmaz, bizler sormazdık. Bildiğimiz, onun da bizimle mutlu olduğuydu. 2002 yılının 27 şubatıydı. Bayram sonrası, günlerden salıydı. Dediler ki, Tahsin Ayta öldü. Çağımızda karşılık beklemeden bu kadar iyi olabilen birinin ansızın vedasına çok üzülmüştüm. Uzun uzadıya bir ağıt yazdım. 2004’de yayınlanan Sitem Taşları Kitabımda da yayınladım:  “…… Şu gücük şubatın ettiğine bak. Boysuz bossuz yerden bittiğine bak; Alarak Tahsin’i gittiğine bak; İnsafı defterden silmiş dediler. ……” Gücük, güççük, guduk… Şubat ayının adı. Diğer aylardan daha kısa. 28 gün. Dört yılda bir örneğin 2024 yılında 29 gün, azıcık boydan kısa olacak. O zaman bir türkü ile neşelenebilirsiniz: “Kavurma koydum tasa  Doldurdum basa basa  Benim yarim pek güzel  Azıcık boydan kısa…..” Bir gün de olsa, içimizdeki kara bulutları biraz ötelemek istedim. Önce peşin peşin yazayım. Benim boyum kısa. Üstelik gücük ayının ilk haftasında doğmuşum. Bu bilgiyi verdikten sonra, sanırım şaka olsun diye söylenen boşboğazlıklardan söz edeyim:  Demez olsunlar: Derler ki, boylarının kısa olması yüzünden hayata karşı öfkeliler. Hayata karşı olan öfkelerini, güzel görünümlü insanlara sataşarak, onlara kötülük yaparak gideriyorlar. İntikamla dolu onlar. Hayata karşı intikam alma hırsları var. Öyle yaratıl-dıkları için mutsuzlar. Tek açıklaması bu. Kendilerini de sevmez onlar. Haydaaa!  Şaka da olsa, biraz ağır oldu. Sonra yine derler ki, bu ay diğer aylara göre kısa olmakta fakat havanın nasıl olacağı kestirilememektedir. Bir gün hava güzelken diğer gün fırtınalı olabilmektedir. Bu değişken havalar yüzünden “Deli Gücük” denilirmiş. Gücük ayı için “28 günüm var türlü türlü oyunum var” dediği de söylenir. Günahı varsa, söyleyenlerin başına olsun. Biraz daha mantıklı konuşanlar da var. Hem nalına, hem mıhına vuruyorlar olsa da:  “Allah herkesi farklı yaratmış boy saç tip bunlar elimizde olmayan şeyler keşke doğarken Allah bana sorsaydı dış görünüşümü nasıl olsa diye bende seçerdim 1.90 yakışıklı kızları sulandıracak tipte olmayı bu işler şans işi genetik işi ama tabi kısa boylu olmak kötü bir şey şansızlık diyebiliriz.” Niye mantıklı dedim? Şu sözleri söyleyenler karşılaştırınca bana hak verirsiniz:  “Hep derim nerde var bodur Allah’ın belası odur.” “Şaka bir yana belki boyları yüzünden sevilmemişlerdir değer görmemişlerdir. Bu yüzden sinirli olmaları gayet doğal onları anlayışla karşılamamız gerek suç onlarda değil dalga geçen pislik insanlarda…”  Helal olsun. Kötü başladı ama, iyi bitirdi. Halbuki ben o kadar fena sayılmam. Kendim, kendimle dalgamı geçerim, kimseye minnetim olmaz. Hem kova burcumla da gurur duyarım. Çünkü kova burcundaki insanlar, sevecen tavırları ile tanınırlar. Bu kişiler bencil değildirler. Irk, cinsiyet ve sosyal durumuna bakmaksızın, herkesin ayni olanaklara sahip olmasını isterler. Modern görünüşlerine karşın, inatçı ve sabit fikirli olurlar. Eh bu kadar kusur kadı kızıyla oğlunda da olsun.  Folklorumuzda “Gücüğün arpası, Mart’ın sıpası,” derler. Bir başka gerçek olan şu deyimdir: “Gücük az, Mart yaz.” Bir de gücük ayına yakıştırılmış bir söz vardır: “Gücük karı, ‘ya eşeğin kuyruğunu çıkartırım ya da ya da iti soluturum’ demiş  Sevgili dostlarım, dostum Tahsin Ayta’yı 20 yıl önce bir şubat ayında kaybedişimizle başladığım yazımı 2023 yılının gücük ayına getireyim. Bu yılın gücük ayı, acı verdi. Felaketler getirdi. Bilmem neyin intikamını aldı?