Sivas Kent Merkezi'nin o yoğun kalabalığında, her gün binlerce insanın adımladığı yolların hemen yanı başında, sessiz bir tarih yatıyor. Aliağa Camii, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda bağrında taşıdığı önemli şahsiyetlerle adeta bir hafıza merkezi görevi görüyor. Caminin arka bahçesinde yer alan ve birçok kişinin fark etmeden yanından geçtiği dört mezar, aslında şehrin ve ülkenin kültürel geçmişine ışık tutuyor. Bu mezarların varlığından habersiz olanlar için, oradaki taşların dili aslında çok derin bir hikâye fısıldıyor.

EDEBİYAT DÜNYASINI SARSAN SİVAS BAĞLANTISI

Bu bahçede yatan en önemli isimlerden biri, Türk Edebiyatı'nın en güçlü kalemlerinden biri olan Peyami Safa'nın babası, Şair İsmail Safa Efendi'dir. İstanbul’da doğup orada vefat eden "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ve "Cingöz Recai" gibi ölümsüz eserlerin yazarı Peyami Safa’nın kökleri, Sivas’taki bu sessiz avluya kadar uzanıyor. Mezarda yer alan bilgilere göre 1901 yılında vefat eden İsmail Safa Efendi, evladının doğumundan sadece iki yıl sonra hayatını kaybederek Sivas topraklarına emanet edilmiş.

MEKKE’DEN SİVAS’A UZANAN ŞİİR DOLU BİR ÖMÜR

Peyami Safa'nın babası Şair İsmail Safa Efendi'nin hikâyesi aslında Mekke'de başlıyor. Çocukluğunu o kutsal topraklarda geçiren şair, 13 yaşına kadar yaşadığı o günleri zihnine kazımış. Şairin çocukluk yıllarına dair derin izler taşıyan ve o günlerin özlemini dile getiren meşhur şiiri, Mekke’den Sivas’a uzanan o uzun yolculuğun da bir özeti gibi:

Ah ey mehd-i akdesim Kâ’be!

Ey güzergâh-ı ömr-i tıflânem

Yâdı ey lerze-bahş olan kalbe

Mekke ey dilde mürtesim lânem

Develerle kavâfil-i hüccâc

Sivas’ta Mezarlık İçindeki Müdahale Gündem Oldu
Sivas’ta Mezarlık İçindeki Müdahale Gündem Oldu
İçeriği Görüntüle

Bedevîlerle haymeler, çöller

Ki serâpâ serâptır göller

Ki bütün âb-ı rahmete muhtâc

Mekke hac vakti ayn-i mahşerdir

Her tarafta sefîdî-i ihrâm

Eylemişler kefenleriyle kıyâm

Hepsi gufrân ile mübeşşerdir.

PEYAMİ SAFA’NIN MİRASI VE SİVAS’TAKİ SESSİZ KÖŞE

Sivas'taki bu mütevazı mezar, Türk edebiyat tarihinin en dramatik sayfalarından birine tanıklık ediyor. Babası İsmail Safa Efendi Sivas'ta toprağa verildiğinde henüz iki yaşında bir yetim olan Peyami Safa, İstanbul'da dünya çapında bir yazar olurken; babası Sivas'ın kalbinde, Aliağa Camii'nin serin avlusunda şiirleriyle yaşamaya devam etmiş. Bugün yolu Sivas Kent Merkezi'ne düşenler, Aliağa Camii'nin avlusuna uğradıklarında sadece bir mezar değil, Türk edebiyatının en köklü ailelerinden birinin hüznünü ve Sivas'ın tarihteki o eşsiz yerini hissediyor.

Muhabir: Selim Çetinkaya