Zaman sanki bir yolcu menzilini çok iyi bilen gitmek istediği yerin buradan daha iyi olduğuna inanan emin adımlarla giden bir yolcu.
Zaman hızlı adımlarla ilerlerken biz neleri öteliyoruz, sadece birilerinin gönlü olsun diye hangi gülüşlerden vazgeçip yarınlara sığınıyoruz.
Bugünün telaşından kaçıp yarının gölgesine sığınmak bazen iyi de gelmiyor değil insana. ?Bugün işler yolunda değil ama yarın daha iyi olacak?, yarının bugünden iyi olacağına inanmışız bir kere. Fakat yarın geldiğinde görüyoruz ki telaşı, kaygısı, hastalığı, hepsi aynı. Kısacası yarın tüm hengâmesini yanına almış ve bizim için yolda.
O Yüzden ´´anı´´ yaşa!
Yine Sivas kitap günlerini yaşıyor coşkulu kalabalıklara ev sahipliği yaptı. Kitapların arasına yenileri eklendi. Bir dahaki seneye ?inşallah seni yazan yazarda gelir? diye kitaplara fısıldadık. Kitap okumayı seven kitabın yazarına da bir sempati oluşturuyor. Ve bazen yazarın söylediği bir söz, sizin için kırılma noktanız olabilir.
Altı yıl önceki kitap fuarıydı sanırım. Yine yerimi almıştım. Biraz kafam karışıktı hatırladığım kadarıyla. Söyleşi bitmiş, yazarın yanına gitmiştim. Kitap imzalatmak için, ?Hocam mutluluk için ne yapılmalı?? dedim. Gözlerime baktı ve ´´Ruhun ve bedenin aynı yerde ise mutlusundur? dedi.
Evet o gün benim ruhum başka yerde idi. Nedense her kitap fuarında zihnim bana bunu hatırlatır. Sonrasında ruhumla bedenim hep aynı yerde oldu, kendimi hiçbir iş için ya da hiçbir insan için zorunlu hissetmedim. Hayatın koşturmasını bir kenara bırakıp, bu tür yerlere zaman ayırmak lazım. Neden mi? Bir söz hayatın gidişatını değiştirmeye gücü yeter. Çünkü vaktin tadı ruhunla bedenin aynı yerde olduğu zaman kahve yudumlar gibi geçiyor. Yüce kitabımız Kur´an-ı kadimde Rabbimiz zamanın üstüne yemin ediyor. Zamanın kıymetinin altını, zamanın vaktin Rabbi çiziyor.
(Asr, çağ, ikindi vakti veya uzun zaman anlamlarına gelebilen bir kelimedir)
1- Asra yemin olsun ki, 2- İnsan mutlaka ziyandadır. 3- Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.
O yüzden kıymetli. Üzerine titrememiz lazım, aman boş geçirmeyelim. Dünya ve ahiret hesabına bir meşguliyetimiz olsun.
Yorulduğunda başka bir işle kendini yor! diyen ALLAH senin nasıl gaflete dalacağını bilmiyor mu?
Ve bir inşirah gelir dokunur pejmürde yüreğine ?Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Biz senin yükünü almadık mı?? Aldın ya Rabbi, aldın sen benim bütün yükümü aldın.
Sonra bir inşirah dokunur yüreğime zerrelerime. Bin bir inşirah okurum tüm halim ahvalimle, bin bir kez var olurum yok olduğum yerden. Seni yaratanın rahmetinin tecellisidir inşirah.
Zaman böyle akıp giderken, zamanın içinde kendi varlık hikayemizi bu kadar basite almadan, zamanın vaktin asrın farkına varmamız lazım. Zira zaman önce bizden çocukluğumuzu, yavaş yavaş gençliğimizi alıyor. Hiçbir şey baki değil ancak baki olan zamanın Rabbi. Ne gençlik ne güzellik ne makam ve mevki, hepsi zamanın karşısında eriyor gidiyor. Hani saraylarda oturanlar, binlerce kişilere emirler yağdıranlar. Hepsini zaman terkisine attı ve yoluna devam ediyor. Biz ise ruhumuzla bedenimizi aynı mekânda ağırlayalım.
Zamana değer katmak için var gücümüzle çalışalım.