Ülkemizde 20 Temmuz-31 Ağustos arası adli tatil. Adli tatilde bazı basit ve acil sayılan işler hariç adliye çalışmıyor.
Adalet hizmetinin 1,5 aya yakın durması gerekli mi?
Bu tatil niye konulmuş?
Bu tatilin sebebi nedir?
1927 tarihli Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu kabul edildiği tarihte insanların yüzde 85’i köyde yaşadığından, yaz aylarında çiftçilerin işleri yoğundu. Bir çiftçinin davacı, davalı ya da şahit olarak mahkemeye gitmesi işleri durdurmaktaydı. Çiftçi çocuğu olanlar bilir, buğday arpa, mercimek, mısır gibi ütünler olgunlaşınca hemen hasat yapmazsanız kurur veya çürür, artık işe yaramaz. Sebzeyi meyveyi de o mevsimde sık sulamak gerekir.
1920’lerdr mahkemeye gitmek şimdiki gibi kolay değil. Bir çiftçi köyden ilçe merkezine yürüyerek ya da at- eşek sırtında bir kaç günde gidebiliyor. Bazı köyler ilçe ya da il merkezine yüz km veya daha uzak. Yaya bir insanın ise bu şekilde gidiş- dönüşü 2-3 gün sürüyor.
İşte hasat ortada kalmasın, ürün bozulmasın diye yaz ayına bir tatil konmuştur.
Günümüzde artık köyde yaşayan çiftçi nüfus yüzde 15 seviyesinde ve her ulaşım kolay. Böyle bir gerekçe kalmadı.
Buna rağmen 2011 de kabul edilen yeni kanunda da bu tatil korundu. Alışkanlığı bırakmak istemediler.
Adliyenin yaz ortasında çalışması neredeyse duruyor. Sistem kapanıyor.
Mahkemelerde hakim ve diğer personel zaten yılın diğer günlerinde izin alıyor, tatil yapıyor.
Yani tatil bir personele, çalışana ise zaten var. Ama bir sisteme bir kuruma “ tatil olur mu?”.
Hukuk düzenimizin işleyişini anlatmayayım, herkesin kendisi ya da yakınına ait bir davanın çok uzadığı bilinen bir olgu. Böyle ağır aksak giden bir sistemi stop etmek doğru değil. Adli tatile daha girmeden Temmuz başında işler duruyor, Eylül 15’ne kadar sarkıyor.
Bazıları diyecek ki o dönem geçici - nöbetçi hakim yani başka mahkemenin hakimi diğer mahkemenin de işine bakıyor. Cevap olarak “ sözde böyle” derim. Kağıt üstünde erteleniyor işler.
Böylece bir vatandaşın 4 yıl süren bir davasında aslında, her yıl 1,5-2 ay adli tatile denk geldiği için 8 aylık kısmında davasına hiç bakılmamış oluyor.
Yani 3 yıl sürecek bir dava böylece 4 yıl sürmüş oluyor.
Gerçi Eğitim alanıda da bu var. Bizim okul tatili de buna benzer garip. Haziranda duruyor Eylüle kadar eğitim kapalı.
Bu gereksiz tatilleri örnek alıp iyi ki karakollar “ kanun tatili”, hastaneler “ sağlık tatili” , restoranlar “ yemek tatili” diye diretmiyor.
Yani hizmet kamu tarafından verilince yoruluyor ve tatil ihtiyacı oluyor da özel sektör yorulmuyor mu? Tamamen absürd bir mantık.
Sonuç:
İnternet ve hız çağında yaz ortası bu tatile gerek yok, millet adaletten çalışma ve karar bekliyor.