Hepinizin bildiği gibi Sivasspor, kongrede başkan adayı çıkmaması nedeniyle Divan Kurulu'nun inisiyatifine bırakıldı.

Divan tarafından yapılan bir aylık çalışma da camianın önüne bir başkan adayı ismi konulamadı.

Divan’da bulunan gazeteci abilerimin iyi niyetlerinden hiç kuşkum yok.

Ama, ağızlarından ve sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlar da sürekli aynı cümleleri duyduk.

Bu cümleler; "Çalışıyoruz", "Görüşmeler sürüyor", "Başkan belli ama açıklayamıyoruz", "22 Haziran'ı bekleyin"...

Kulağa hoş gelen bu sözleri sarf eden abilerime sormak istiyorum. Peki bu süreçte taraftarımız ve camia ne öğrendi?

Ben cevap vereyim isterseniz abilerim, hiçbir şey!

Daha da ilginci ise sürecin başında "şeffaflık" vurgusu yapan divan üyesi abilerimin ortaya koydukları tablo, şeffaflığın tam tersi oldu.

Öyle ki, Divan üyesi Ali İzgi abi çıkıp "Başkan belli ama ismini söylemem" dedi. Diğer üye Kemal Çağlayan abi sosyal medyada gizemli bir mesaj paylaşarak "Güzel günler başlıyor" ifadesini kullandı.

Sonra da dönüp Kemal Çağlayan abi "Her kafadan bir ses çıkıyor" diye sitem etti….

Peki böyle bir ortam da taraftarlarımız, konuşmayacakta ne yapacak?

Kimse bir şey bilmediği için sosyal medyada bilgi kirliliği başladı ve her kesim az çok duyduğunu yazmaya başladı. Söylentiler oldu. Dedikodular büyüdü.

Taraftarlarımızda kulaktan duyma söylentileri ve kendi senaryolarını “sosyal medyalarında” yazmaya başladılar.

Bugün ki geldiğimiz noktanın sorumlusu taraftarımız değil, ne yazık ki üzülerek ifade ediyorum “bildiklerini paylaşmayan” divan üyesi abilerimiz.

Sivasspor'un geleceğiyle ilgili görüşmeler yapılıyor ama kimlerle görüşüldüğü bilinmiyor!

Fakat, buna rağmen camiadan sessiz kalması bekleniyor.

Kusura bakmayın ama Sivasspor, bir avuç insanın kendi arasında yönettiği özel bir şirket değil.

Bu kulüp, tribünde yağmurda çamurda takımını destekleyen taraftarlarımızın kulübüdür.

Deplasman yollarında kilometreler aşanların kulübüdür. Başarılarda sevinen, başarısızlıklarda kahrolan binlerce insanın ortak değeridir.

Sivasspor'un sahibi ne divandır, ne eski yöneticilerdir, ne de belirli gruplardır.

Sivasspor'un gerçek sahibi kırmızı-beyaz armaya gönül verenlerdir.

Abilerim, eğer süreç gerçekten şeffaf yürütülüyorsa bunun yolu gizemli mesajlar paylaşmak değil, açık ve net şekilde kamuoyunu bilgilendirmektir. "Başkan belli ama söylemem" anlayışıyla şeffaflık yan yana gelemez.

Bir aydır kulübün geleceğini şekillendiren görüşmeler yapılıyor ama taraftarımız hiçbir şey bilmiyor.

Sonra da taraftarlarımızın “sosyal medyadan” paylaşımlarından rahatsız olunuyor.

Bana göre bu yaklaşım doğru değil!

Pazartesi günü 22 Haziran'da gerçekten Sivasspor için güzel günler başlayacak mı, yoksa yine alışılmış kapalı kapılar siyaseti mi devam edecek, bunu hep birlikte göreceğiz.

Ben, tüm bu yaşananlardan sonra bir başkan adayının çıkacağını ve Sivasspor’un yönetimine talip olacağını düşünüyorum.

Sivasspor, kayyuma kalsın da çıkıp aday olalım diyenlerinde olduğu kulağıma geliyor.

Sivasspor sosyal medya hesabından “üyelerin” kongreye davet edildiği paylaşımda trol yada sinek vızıltı” söylemini doğru bulmadığımı söylemek isterim. Hepimizin ortak isteği Sivasspor’un başarılı olması.

Kalın sağlıcakla…