Muttali olabildiğim kadarıyla: FETÖ´nün aşksız meşksiz, adetsiz töresiz düzenlediği evlilikler, insanı enstrüman gibi kullanmanın zirvesidir. Karı kocanın yastığının arasında, onları denetleyen bir Feto düşünün. Mahremiyete nüfuz eden bir iktidar... Tüyleri diken diken etmesi gereken bir durumdur. Çoğu dışa sert sınırlarla kapalı ama örgütün mekanik işleyişi, meslekî karine sunuyor. Aileler, sadece örgütün izniyle komşuluk ilişkisi kurabiliyor. Bu uygulamalar, sosyolojik açıdan ayrı ve endişe etmemizi gerektiren bir olguya işaret eder. Örgütün, en kritik özelliklerinden birisi olan ?düzenlenmiş nikâh? biçimini İslam dininin bağlayıcı kuralları ve İslam toplumlarının örfî teamüllerinde bulamazsınız.
Bir tür kadın kocasına casus, koca karısına... Feto´nun yahut bu işlerden sorumlu ?imam?ın verdiği talimatla, kadın ansızın kocasına dava açabiliyor, tersi de mümkündür. Örgütü adına kendini feda eden bir genç kız, huyunu suyunu hiç bilmediği bir ?koca?ya kendini sunabiliyor. Ani bir talimatla kocasını kurşunlayabilir de, çünkü o kocasına bir eş değil, eş rolünde kullanılan bir ?beden?dir. Kadının bedeni bir enstrüman; ruhu ise ?kabile?ye, yani kabilenin ruhani lideri Feto´ya aittir.
Bu düzeyde insanlar üzerinde iktidar kuran bir örgütü, maalesef tam anlamıyla tanıyan sayısı çok az. Tehlikeyi sadece kriminal boyutuyla değerlendirmek; emniyet ve asayiş güçlerine haksızlık olur. FETÖ zihniyetini analiz şöyle dursun, anlayan sayısı çok azdır. Fikirsiz ve görgüsüz epistemik kadrolar, hamasetle nemalanan medya kalemleri, eyyamcı bürokratlara rağmen, millet gerçekten sabırlı ve dirençlidir.
Konu çok önemli ama bu önemi idrak edecek etkili ve yetkili kulaklar olmayınca, boşuna nefes tüketmek de israf olur.