Kurban Bayramı’nı eda edeceğimiz bu günlerde öncelikle şimdiden bayramınızı kutlarım.
Dini Bayramlar hepimizin de bildiği gibi paylaşmanın, birlik olmanın ve aynı sofrada buluşmanın vesilesidir.
Bayram sofralarında nasıl hepimiz bir araya geliyor ve birbirimize destek oluyorsak, Sivaslılar olarak bugünlerde Sivasspor içinde bir araya gelmeliyiz.
Yıllardır bu şehrimizde insanlarımız aynı forma için sevindi.
Farklı görüşte, farklı yaşta binlerce insan tribünde aynı anda ayağa kalktı sevindi ve aynı anda üzüldü.
Çünkü; Sivasspor’un şehrimiz insanlarını birleştirici bir gücü var. Öyle ki, bayramların insanları bir araya getirmesi gibi…
Bugün kırmızı-beyazlı Sivasspor’umuz zor günlerden geçiyor. Camiamız da kulübün borcu, başkanın belirsizliği ve “sahipsizlik” tartışmaları yaşanıyor.
Fakat, bu mübarek günlerin yani bayramların bize öğrettiği önemli bir şey var. Zor zamanlarda bir olmak, beraber olmak ve kenetlenmek.
Tekrar etmek gerekirse Sivasspor’a en çok bugünlerde sahip çıkılmalı. Gerçek aidiyet sadece başarı günlerinde değil, sıkıntılı günlerde belli olur.
Avrupa Kupası oynadığı ve başarılı olduğu gecelerinde övündüğümüz bu kulübü şimdi yalnız bırakmak, kendi değerimize sırt dönmek olur.
En büyük ihtiyacımız, dayanışma, vefa ve umut…
Benim yıllardır, aklımdan hiç çıkmayan bir anımı sizlerle paylaşmak isterim; Futbol takımlarımız geçmiş yıllarda sezon açarken kurban keserlerdi.
İşte böyle bir günde Sivasspor, 2011 -2012 yılında sezon açılında kurban kesti...
Sivasspor’un sezon açılışı için maç yapmaya o sezon “Rad Belgrad” takımı geldi.
Kırmızı beyazlı takımımız, birçok futbol kulübümüzün yaptığı gibi yeni sezona başlarken sahada kurban kesme geleneğini sürdürdü.
Sivasspor ile hazırlık karşılaşması oynamaya gelen ve bu duruma pek alışık olmayan Sırp oyuncular sahada kurban kesilmesine çok şaşırmışlardı.
Bu durum günlerce Sırp medyasında yer aldı.
O dönem Sırp medyasına konuşan Rad Belgrad takımının kaptanı Radomir Kokovic, Sivas'ta sıra dışı bir olayla karşılaştıklarını belirterek, maçtan önce yaşadıklarını şöyle anlatıyordu: "Isınmak için tünelden sahaya doğru gidiyorduk. Birden önüme koyunu sürükleyen iki adam çıktı. Aklıma ilk gelen şey bu koyunun takım maskotu olabileceği idi. Ancak kısa bir süre sonra elinde iki büyük bıçak olan biri daha geldi. Gerçekten çok korktuk ve tekrar soyunma odasına döndük." şeklinde ifade etti.
Maçın başlama saati yaklaştığında hakemin çağrısıyla tekrar sahaya çıktıklarını dile getiren Kokovic, sözlerine şöyle devam ediyordu; "O sırada tribünler coşmuştu. Büyük bir uğultu vardı. Sivassporlu futbolcular ise üzerlerine yerdeki başı kesilmiş koyunun kanını sürüyordu.
Hatta takım kaptanları bana tokalaşmak için yaklaştığında elleri kan içindeydi. Sahada da kan izleri vardı. Onlar için belki bu durum son derece doğal bir manzara ama futbol sahasında böyle bir şeyi beklemezdim doğrusu.
Bu olay bizi maç boyunca gerçekten olumsuz etkiledi ve sonuçta 4-1 yenildik. Türkiye'de yaşadıklarımızı uzun zaman asla unutamayacağım." şeklinde sözlerine son veriyordu.
İşte o gün “bizim için normal” ama “Sırplar için ilginç” bir gün yaşanmıştı.
Kurban Bayramı’nı idrak ettiğimiz bu günlerde bu yaşadığım olayı ve benim için “anıyı” sizlerle paylaşmak istedim.
Daha nice “Kurban Bayramlarına” sağlık ve sıhhat içerisinde kavuşmak dileğiyle.
Bayramınız mübarek olsun.
Kalın sağlıcakla...