Hafta sonu siyasi manada Sivas hareketli bir gün geçirdi. AK Parti Genel Başkan Vekili sayın Numan Kurtulmuş ilimizdeydi, bir buçuk gün boyunca oldukça hareketli gün yaşadı, yaşattı. Açılışlar, ziyaretler, parti içi istişare toplantıları, sivil toplum buluşmaları derken geriye bize kalan söylemler, sözler kaldı. Herkes bu sözlerden hissesini aldı bir bakıma, isteyen istediği ile yetindi.
Bana düşen hisse: yapılan işlerle birlikte esasında ülkemizin en büyük sorunlarını dile getirilmesi, laf kalabalığında bu sözlerin pek duyulmaması. Tezatlıklar iç içe anlayacağınız. Nedir bu?
HALimiz ile Ahvalimizdir bu tezatlıklar…
Malumaliniz, sayın Numan Kurtulmuş Sivas’a gelmişken şehir merkezindeki Sivas halini açtı. Mehmet Şarkışla hocamızın Şehir Mersiyesi’nde geçen hal ihalesinin ardından geçen yıllarla birlikte şehre yakışmayan virane görünümlü hal arasından geçen yıllarla birlikte nihayetinde tekrar yapılan ve modern görünümüyle tekrar Sivaslıların büyük ilgisiyle karşılaşan Sivas halinden bahsediyoruz. Gerçi Belediye eski Başkanı sayın Sami Aydın’ın buradaki projesi bambaşkaydı, bunu da hatırlatmam lazım. Sayın Aydın’ın projesinde burası Şems-i Sivasi meydanı kapsamında otoparklı dev bir alışveriş merkezi gibi hayallendirilmişti. Dedik ya, projeydi, hayal edildi, mevcut şu anki haline razı edildik. Olsun, hayali de güzeldi.
Ve açılış sırasında Belediye Başkanımız sayın Hilmi Bilgin’in sözlerinden bana kalan: “Projeyi geçen yıl 12 milyon TL’ye ihale ettik ancak güncel yapım bedeli yaklaşık 40 milyon TL’yi buluyor. Ufak tefek eksik olan hususlarda yine ekiplerimiz çalışıyor süreç içinde tamamlayarak kışa daha hazır bir hale getireceğiz.”
Kaç katı efendim? Artan maliyetler hesabında 3 katından fazla! Ülke ekonomimizin haline bir işaret. Ufak tefek eksikliklerle bu rakamın ne olacağını hala artan maliyetler hesabından ben şu rakam diyemem ama sizler tahmin etmeye çalışın artık…
Bu sırada dile gelen siyasi cümlelerle şahlanmaları söylememe gerek yok! Bir tarafta iyiye giden ekonomi nutukları, bir tarafta artan maliyetler hesabından korkunç katlama hesaplar…
Ve sivil toplum kuruluşları buluşması. Hizmet ve gönil belediyeciliğinin dile getirildiği açış konuşmasıyla toplantıyı organize eden Belediye Başkanı Hilmi beyin ardından, AK Parti Genel Başkan Vekili sayın Kurtulmuş, rabiayı yani dörtlü bileşeni bahsederek en önemlisi olan ekonomik güç anlatımına büyük önem verdi ve bu sorunu “Bunu karamsar bir tablo çizmek için söylemiyorum ama dünyadaki siyaset dengeleri tam bir dengesizlik haline gelmiştir” diyerek dış güç merkeziyetine bağladı.
Yani, dünya düzelirse biz de düzeliriz mesajı. Ama umudu kaybettirmedi ve hemen ekledi: “Üreten, dünya piyasalarında rekabet edebilen ve ürettiği zenginliği halkına yakınlaştırabilen, bütün fabrikaları çalışan, ihracat yapan, büyüme hızı fevkalade gelişebilen güçlü bir Türkiye var.” Ve alkış tufanı, söz şimdi işadamlarında. İşadamlarına geçen sözün ilk tınısı, “yüksek faiz!” Hoppala, nedir bu şimdi?
Nas hükümlerinden taviz vermeyen bir hükümetin başkan vekilinin karşısında söylenecek söz mü bu? Ama işadamı sözcüsü açıklamalarını çok yumuşak şekilde dile getiriyor: “Biliyoruz ki ülkemizin Başkanı faize karşı, ama bankalar belimizi büküyor! İşadamlarımız, esnaflarımız bankaların uyguladığı yüksek faizlerden dolayı kredi alamaz, alanlar ise ödeyemez duruma gelmiştir. Üretenler olarak bizim önümüzdeki bu engelin kaldırılmasını, bizlere yardımcı olunmasını talep ediyoruz. Üreten bir Sivas, üreten ülkeye katkısı bu engelle daha da artacaktır”
Sonrası mı, valla burada basın mensuplarına dışarı çıkılması salık verildi, dışarı çıkarıldık, içeride konuşmalar ve istişareler devam ediyordu. Ama şundan eminiz ki, bankalara kimin sözü geçer bilinmez. Reel faiz yüksekliği devam edecektir. Politika faizini ise indirmek bir çözüm olmayacaktır. Neyse, kıssadan hisse şudur ki:
Herkes artan maliyetlerden şikayetçi, herkes yüksek faizlerden şikayetçi, herkes şehircilik adına yapılan kıyımlardan şikayetçi, herkes usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan, liyakatsızlıklardan şikayetçi ama…
Hal açılışı yapılmıştır, halimizdir…
Bir iki de ah’lamışızdır, ahımızdır…
Halimizdir, ahvalimizdir…
Hor değil, Hoş görüle…