SANDIK YİNE ÖNÜMÜZDE
Demokrasi nedir diye küçük bir cep kitabı okumuştum. Aklımda kaldığı kadarıyla; demokrasi hakkında hiçte iyi şeyler söylemiyordu. Zaten demokrasi tartışmalarında söz dönüp dolanıp en sonunda ?şu an elimizdeki en iyi yönetim bu? sığlığına takılır kalır. Demokrasi, ?demos-halk ve kratos-iktidar? kavramlarından oluşur ve Yunanca´dır. Kavram Yunanca´dır ama bu uğurda ölenlerin ?şehit? olduğu bile söylenir. ?Demokrasi Şehidi? tabirini sıkça duyarız.
Demokratik yönetimlerde, yurttaşlar eşit sayılır ve denetim gücü halkın belli aralıklarla seçtiği temsilcilerinin elindedir. Halkın, kendi seçtikleri milletvekilleri aracılığıyla egemenliği elinde tuttuğu bu yönetim biçimine de ?cumhuriyet ? denir. Demokratik cumhuriyet, laik cumhuriyet, çoğulculuk, çoğunluk, cumhuriyetçilik, demokratlık? konuları da çok konuşulur. (?Cumhuriyetçiler? ve ?demokratlar? Amerikan tarihinin son yüz elli yılını kontrol eden iki partidir ve kağnı tekerinin tam ortasından geçtiği nesne simetrisinde olduğu gibi, pratikte birbirlerinden ne farkları olduğu da benim açımdan net değildir.)
Bir zamanlar, Çanakkale Boğazına kadar gelip İslambol´u ele geçirmek isteyen İngilizlerin Ünlü Devlet AdamıWisnton Churchill; ?Demokrasi en iyi yönetim şekli değildir, ama kötü tarafları en az olan bir yönetim şeklidir,? der. J.J. Rousseau´nun; insanlar kendi kendilerine kanun yapamazlar. Bize kanunlar verecek ilah lazım, dediği, Platon´un ise demokrasiyi ?şarlatanlar düzeni? şeklinde tanımladığı bilinir. Elbette çok güzel "demokrasi güzellemeleri" de vardır. Bu mukaddimeyi burada bitirerek, Cumhuriyet rejiminin ve dolayısıyla birlikte anılan demokrasinin bir gereği olarak yapılan seçimler konusuna gelelim.
Seçim sath´ı mahalline girilmeden önce çok ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini, yoksa seçimden seçime koşarak, sorunları ve çözümlerini seçim sonralarına öteleyerek gemimizi kurtaramayacağımızı, yerelde ve geneldeki rantçılara dur denmesini, herkesi memnun etmek mümkün olmadığına göre kahir ekseriyetin itiraz etmeyeceği, büyük ticaret hayatı olmayan, münevver kişiliğiyle temayüz etmiş, kamuda görev almış, devlet terbiyesine haiz saygın kişilerle yola çıkılmasının demokratik hayata katkılar sunacağını ve halkta karşılığı olduğunu bir kez daha ifade edelim.
Son yirmi beş yıl seçimlerine baktığımızda, ortalama her beş yüz günde bir sandığın önümüze konduğunu görüyoruz. 31 Mart 2019 tarihinde sandık yine önümüze geliyor. Öncesi ve sonrasıyla seçimlere dair on kadar yazı ile değerlendirmeler yazmıştım. En son ?24 Haziran Seçimleri Okuması? başlıklı yazımızda; ?Parlamenter sisteme geçeli; ?kritik, en kritik, en önemli, hayat-memat meselesi, bir devrin sonu, yeni bir dönemin başlangıcı? v.b ifadelerle nitelendirilmeyen, ?zamanı geldi hadi bir seçim yapalım rahatlığında? hiçbir seçimimiz olmasa da harbiden bu seçim de öyle-böyle bir seçim değildi? demişiz. Zaten bizim bütün seçimlerimiz maalesef hep bu havada oluyor. Yine öyle bir seçim arefesindeyiz. Yine ?adalet? temelinde eleştiriler var ve yine dâhil ve hariçteki Türkiye düşmanları, ?silkeledik, indiriyoruz? havasındalar. Yakın geçmişteki ?Gezi Olayları, 7 Haziran seçimleri ve 15 Temmuz hain darbe girişimlerinden yine ders alınmadığı için, zor seçimlerimiz ve zor günlerimiz hiç biteceğe de benzemiyor?
Bizde hiçbir zaman batıda olduğu gibi seçimler yapılamadı. Seçimlere hep hayat-memat meselesi olarak bakıldı . Aynı ülkenin insanları; falanca parti iktidar olmasın diye, kendi düşünce dünyalarıyla ilgisi olmayan partilere oy bile verdiler ve yine verecekler. Seçim öncesi kızgınlıklar, oy vermeyeceğini söyleyenler, kararsızlar, atıp-tutanlar, patlıcan-patates-soğan tartışması yapanlar? Tüm bunlara rağmen, insanlar kime oy vereceklerine karar vermeseler bile kime oy vermeyeceklerinde bir kararsızlık yaşamayacaklardır. Çünkü bu hep böyle oldu. Keşke iktidar olanlar ?adaleti mülkün temeli? haline getirseler, tek başına bu bile ?kerhen? değil; ?kalben? destek alabilmelerine yetecektir. Elbette; insanlar bugünün psikolojik kazanımlarını bile feda edilemez buluyorlar ama hep stres içinde sandığa gidiyoruz. Eski Türkiye unutuldu, yeni nesli, eski Türkiye ile korkutarak ne kadar oy istenebilir ki.
Milletimiz tercihte bulunurken; ? Kim bir topluluğun işine razı olursa, o işi yapanın ortağı olur? (Aclunî, Keşfu´l hafâ ve müzîlü´l elbaş, II, 274.) anlayışıyla rey vermektedirler. Seçim sonuçlarına kimlerin üzüleceğini ve kimlerin sevineceğini düşünerek tercihte bulunmakta, Mısır´dan, Suriye´den ve diğer memleketlerden dersler çıkarmaktadırlar.
Son yirmi beş yılın seçimlerine dair internetten ulaşabildiğim sonuçları sizlerle paylaşarak bitiriyorum.
ALLAH C.C, milletimize her zaman en doğru kararları almayı nasip etsin.
Es-selam?
SON 25 YILDA SEÇİMLER
Seçim Tarihi Oy Oranı Seçim Türü Birinci Parti Seçime Katılım
1-27 Mart 1994 % 21,40 Yerel seçim DYP % 92
2-24 Aralık 1995 21.38 Genel Seçim RP % 85
3-18 Nisan 1999 22,19 Genel Seçim DSP %87
4-18 Nisan 1999 18,70 Yerel Seçim DSP %86
5-3 Kasım 2002 34,30 Genel Seçim AKP %79
6-28 Mart 2004 41,70 Yerel Seçim AKP %84
22 Temmuz 2007 46,60 Genel Seçim AKP % 84
21 Ekim 2007 67,5 REFERANDUM AKP %69
29 Mart 2009 38,40 Yerel Seçim AKP %85
12 Eylül 2010 57,88 REFERANDUM AKP %74
12 Haziran 2011 49,80 Genel Seçim AKP %74
30 Mart 2014 43,39 Yerel Seçim AKP %89
10 Ağustos 2014 51,79 C.Bşk. Seçimi AKP %74
7 Haziran 2015 40,87 Genel Seçim AKP %83
1 Kasım 2015 49,50 Genel Seçim AKP %87
24 Haziran 2018 52,59 C.Bşk. Seçimi AKP %86
24 Haziran 2018 53,66 Genel Seçim Cumhur İttifakı %86
31 Mart 2019 2019 ?? Yerel Seçim???????????..