Çocukların psikolojik ve sosyal gelişimi, sağlıklı bireyler olarak yetişmelerinde kritik rol oynuyor. Ancak aile yapısı, sosyal çevre, okul ve dijital ortamlar bu süreci doğrudan etkileyebiliyor. Sivas Medicana Hastanesi Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, çocukların suça yönelmesinin genellikle tek bir sebebe bağlı olmadığını, çevresel, sosyal ve duygusal faktörlerin birleşimiyle ortaya çıktığını belirtiyor.

Özkaya, aidiyet duygusu ve kabul görme ihtiyacının yanlış yönlendirilmesi durumunda riskli davranışlara dönüşebileceğine dikkat çekiyor. “Çocuklar kendilerini ifade etme ve gruba ait olma çabası sırasında yanlış örnekler aldığında bu durum suça yönelime neden olabiliyor” diyor.

Sıradan Bir Baş Ağrısı Sanmayın! Sessizce Yaklaşan O Tehlike Sakat Bırakabilir!
Sıradan Bir Baş Ağrısı Sanmayın! Sessizce Yaklaşan O Tehlike Sakat Bırakabilir!
İçeriği Görüntüle

Ailenin Rolü ve Sosyal Çevrenin Etkisi

Uzman Psikolog Özkaya, çocukların ilk sosyal ortamının aile olduğunu vurgulayarak, aile içi sorunların davranışları doğrudan etkilediğini belirtiyor. “Aile içi şiddet, ilgisizlik veya ihmal, parçalanmış aile yapısı, aşırı baskıcı veya tamamen kuralsız ebeveyn tutumları, çocuğun yeterince denetlenmemesi suça sürükleyebilir” diye ekliyor.

Ergenlik dönemindeki çocuklar özellikle arkadaş çevresinden etkileniyor. Suça eğilimli arkadaş grupları, akran baskısı ve kabul edilme ihtiyacı çocukları riskli davranışlara yönlendirebiliyor. Bunun yanında ekonomik zorluklar, yoksulluk, temel ihtiyaçların karşılanamaması veya zorunlu çalışma gibi durumlar da çocukların suça yönelmesinde önemli etkenler arasında yer alıyor.

Özkaya ayrıca, travma, kayıp, öfke, kontrol problemleri, düşük özgüven, davranış bozuklukları, ihmal ve istismarın da suç riskini artıran etkenler olduğunu ifade ediyor.

Olumlu Yaklaşım ve Sosyal Medya Takibi

Çocuklara olumsuz etiketler yapıştırmanın riskleri büyüktür. Özkaya, “Sen kötüsün, suçlusun gibi ifadeler yerine çocuğun olumlu davranışlarını fark etmek çok önemli. Açık ve güvenli iletişim kurmak, duygularını ifade etmesine izin vermek ve gün içinde birlikte vakit geçirmek çocuğun olumlu davranışlarını artırır” diyor.

Sosyal medya kullanımı da aileler için kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Özkaya, “Sosyal medya takibi baskı unsuru değil, rehberlik amaçlı olmalıdır. Çocukların maruz kaldığı şiddet içerikleri, yanlış rol modeller ve denetimsiz paylaşımlar davranışlarını etkileyebilir” şeklinde uyarıyor.

Çocuklarda okulla ilgili problemler, okul başarısızlığı, öğretmen veya akran çatışmaları, okula ait hissetmeme, madde kullanımı, kavga ve saldırganlık gibi davranışlar sık görülüyor. Özkaya, bu durumlarda psikolojik destek alınmasının önemine dikkat çekiyor. Psikiyatri, aile terapisi, bireysel terapi ve okul ile iş birliği, riskli davranışların önlenmesinde etkili yöntemler arasında sayılıyor.

Rehberlik ve Önleyici Adımlar

Çocuğun arkadaş çevresini tanımak, nerelerde vakit geçirdiğini bilmek ve sosyal medyada rehberlik yapmak, risklerin azaltılmasında temel adımlar olarak öne çıkıyor. Özkaya, “Çocuğun sürekli öfke, kurallara uymama, okuldan kaçma, çevresine zarar verme veya madde kullanımı gibi durumları varsa mutlaka profesyonel destek alınmalıdır” diyor.

Uzman, hem ailelerin hem de eğitim kurumlarının iş birliğiyle çocukların korunabileceğini ve yanlış yönlendirmelerin önlenebileceğini vurguluyor. Ailelerin çocuklarına güven vererek ve olumlu davranışlarını takdir ederek, suça yönelimi azaltabileceğini belirtiyor.

Kaynak: İHA