İlk kadın Havva validemizle başlar aslında kadının hikayesi. Âdem nebi artık adeta tamamlanmıştır, sohbet edeceği bir arkadaşı yarene olmuştur. Çocukları olacak ve tüm insanlık için ilk adım atılacaktır.
Tarihler ''8 Mart dünya kadınlar gününü gösteriyor. Tabi üzerine çok şey yazılacak çizilecek, feminist kesim kadınların mağdur olduğunu, muhafazakâr kesim kadınların kimi zaman bir adım erkeğin arkasında olması gerektiğini savunacak. Kadınlar çiçektir denecek çiçekler hediye edilecek bir 8 Mart daha ardımızda kalacak. Bir sonraki 8 Mart’ta kadar kadın cinayeti işlenmemesi için temennide bulunulacak.
Ben bir kadın olarak kadınlar hakkında bu kadar konuşulmasından kimi zaman rahatsız oluyorum. 21. yüzyılda hayla kadını tartışmak gibi geliyor bana. Bir mevzunun ne kadar altı çizilirse anlaşılan şu ki o iş de bir terslik var. Tabi ki çoğu zaman kadın mağdur, ama ben bu mağduriyeti sadece karşı cinsten yaşadığını düşünmüyorum. Hem cinslerimizden de çoğu zaman şiddete uğramaz mıyız?
Ben tecrübeleri ve farkındalıkları ile benden önde olan insanlardan yaşamlarına ait kesitleri dinlemeyi çok seviyorum. Dinlediğim hikayelerde kadınlar kayınpederlerinden değil de kayınvalidelerinden daha çok şikâyetçi, halbuki oda bir kadın. Fiziksel şiddet gören kadın kendi dünyasında bunu normalize ediyor. Gelininde böyle bir durumla baş başa kalmasına aldırış bile etmiyor. Sonra o şiddeti uygulayan erkekleri bir kadın yetiştirmiyor mu? Erkek bir kadınla nasıl ilişki kurulur önce annesinden varsa kız kardeşinden öğreniyor. Sonra bunu kendi yuvasına taşıyor. Egosunu tavan yaptırdığınız her fırsatta sen üstünsün diye altını çizdiğiniz erkek evlatlarınızın eşine nasıl davranmasını bekliyorsunuz?
Hayati İNANÇ hoca der ki: ''Çocuk annenin sanatıdır!''
Güllük gülistanlık bir evde büyüyen çocuklar, inanın eşlerine de naif ve nazik olacaklar, savaş alanı gibi kavganın hakaretin hâkim olduğu bir evden çıkan erkek evlattan nasıl bir nezaket beklenir? En güzel önder, efendimizin hayatına baktığımızda, kızı Fatma annemize itafen ''Fatma benim parçamdır'' dediğini görüyoruz. Beni ne kadar seviyorsun diyen eşi Ayşe’ye kördüğüm gibi niye iltifat ettiği bizlere ulaşıyor. Hiçbir kadını kırmayan incitmeyen bir peygamber. Biz asıl kaynaklarımıza yeterince bakmadığımız için kimi zaman başka medeniyetleri kendimize uydurmaya çalışıyoruz oda emanet elbise gibi üzerimize yakışmıyor.
İki arada bir derede kalan toplum, kendi değerlerinden habersiz mutsuz insanlardan oluşuyor. Kırıp döken tarumar eden biri haline geliyor. Zeminleri sağlamlaştırmamız lazım aslı olan şu ki zemin ne kadar sağlam olursa topluma zararı dokunmayan bir nesil yetiştir.
Tabi ki farklıyız! Fizyolojik yapımız, hormonlarımız duygu dünyamız, olaylara bakış açımız biz saran sarmalayan şefkat ve merhamet hususunda limanız. Evet faklıyız!
Kadın istediği her şeyi 'aklını' kullanarak alabilir, erkek ise 'gücünü’. Erkek nettir, çetrefilsizdir. Kadınsa detaylarda gizlidir.
Farklı olmak kimseyi kimseden eksik, niteliksiz yapmaz. Lâkin kadın haklarını savunurken önce kendi davranışlarımızı kontrol altına almak ile başlaya biliriz. Kadın kadına kurt değil, kadın kadına yurt olmalı.
Derdimiz hiç seçme hakkı taşımadığımız cinsiyet kavgası olmamalı.