Sahamızda yaşadığımız Erokspor hezimetinin ardından aslında çok şeyi kaybetmiştik.

Umutlarımızı tekrar yeşerten, Boluspor karşısında alınan 2-1’lik galibiyet ve sonrasında rakiplerimiz Keçiörengücü ile Bandırmaspor’un yaşadığı puan kayıpları oldu.

Evimizde oynayacağımız İstanbulspor maçı için stadyumda yerimizi aldık.

Rakibimiz İstanbulspor, sezon başından bugüne kadar iyi futbol oynamasına rağmen aldığı kötü sonuçlar nedeniyle neredeyse düşme mücadelesi veriyordu.

Hayalimiz ise İstanbulspor’u mağlup edip, hedefimiz olan play-off’a bir adım daha yaklaşmaktı.

Maça fena başlamadık, Cihat ile golü bulup öne de geçtik.

Daha sonrasında ne mi oldu dersiniz?

Ne yazık ki, hayallerimiz paramparça oldu.

Yediğimiz saçma sapan gollerle sahadan 3-1 mağlup ayrıldık.

Öyle ya, bu güzel başlayan günümüzü bizlere zehireden futbolcu ve teknik heyeti canı gönülden kutluyorum!

Benim düşündüğümün tam tersine, futbolcuların ve teknik heyetin sahadaki performansı çok farklıydı.

Kötü futbol ve kayıp puan zincirine İstanbulspor maçını da ekledik!

Sivassporlu futbolcular ve teknik heyet sahada mücadeleden yoksun, plansız bir oyun sergilediler. Yenen gollere ise hiç reaksiyon veremedik…

En azından ayağımıza kadar gelen, “play-off” şansını iyi kullanacağını düşündüğüm teknik heyet ve futbolcular beklentimin çok altında bir performans sergilediler.

Saha içi ve saha dışı performanslarını tek tek değerlendirmenin hiçbir anlamı yok.

Sahanın içi de dışı da tam bir rezalet!

Bu kayıp hocaya yazar, saha kenarında iflas etmiştir.

Saha içerisinde futbolcular tel tel dükülüp “pişmaniye” gibi dağılırken, kenardakiler de taraftar gibi izledi.

Maçı, İsmet hoca’da taraftar gibi seyretti!

Rezalet değil, rezalet ötesi!

Saha içerisindeki tüm futbolcularda ayrım yapmıyorum, mücadele yok, hırs yok, reaksiyon yok, liderlik ve tecrübe hiç yok!

Sivasspor’da ne yaptığını bilmeyen bir oyuncu topluluğu ve saha da oynanan futbolu okuyamayan, müdahale edemeyen bir teknik akıl vardı.

Tribünde ise, sabrı tükenen taraftar!

Sivasspor’da son yıllarda yaşananlar, futbolcuların formsuzluğu ve yetersizliği değil, göz göre göre gelen bir çöküştür.

En tehlikeli olanı da ne biliyormusunuz?

Çöküşe ve gidişata hâlen kimsenin “dur” dememesi…

Sivasspor, İstanbulspor kaşısın da sadece bir maç kaybetmedi, koskoca bir sezonu çöpe attı.

Doğal olarak, şehrin umutlarını da!

Kalın sağlıcakla…