Sivasspor’da mesele yalnızca Ümraniyespor karşısında alınan ağır yenilgi değil, sezon başından bu yana bir türlü istikrara kavuşamayan futbol ve kaybedilen puanlar.
İsmet Taşdemir’in geleceği tartışılırken öfkeyle değil, sahadaki gerçeklerle karar verilmeli.
Sezon başından bu yana Sivasspor’un ligde ortaya koyduğu tablo ortada: 11 maçta 2 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyet. Ümraniyespor karşısındaki sonuçla birlikte mağlubiyet sayısı da arttı.
Bu tablo, şampiyonluk ve üst sıralar hedefleyen bir camianın beklentilerini karşılamıyor.
Elbette beraberlikler, mağlubiyetlerden daha az yıpratıcı görünebilir.
Fakat kazanılması gereken maçlarda kaybedilen puanlar biriktikçe takımın hedefleri de geriye düşüyor.
Sivasspor’un sorunu yalnızca sonuçlar değil!
Taraftara güven veren, oyunun kontrolünü elinde tutan ve maçtan maça gelişim gösteren bir takım görüntüsünün henüz yeterince ortaya çıkmamasıdır.
İstifa çağrısı haksız mı?
Maçın artından özellikle sosyal medya üzerinden yapılan yorumlarda İsmet hoca’nın istifa etmesi gerektiği ifadesi yer alıyor.
İsmet Taşdemir’in istifaya davet edilmesini yalnızca bir maçın öfkesi olarak değerlendirmek de doğru olmaz.
Teknik direktör, takımın oyun anlayışından, saha içi organizasyonundan, oyuncu tercihlerinden ve maç içindeki müdahalelerinden sorumludur.
Sonuçlar beklentilerin altında kaldığında teknik adamın sorgulanması futbolun doğal bir parçasıdır.
Ben, sezon başından İsmet hoca ile bu işin olmayacağını söyledim.
Çok fazla da tepki aldım.
Ancak objektif olmam adına şunu da söylemem gerekir. Ümraniyespor karşılaşmasının henüz başında 10 kişi kalan bir takımdan normal şartlarda beklenen oyunu istemek kolay değildir.
Bu nedenle 4-0’lık yenilgiyi yalnızca Taşdemir’in hatalarına bağlamak adil olmaz. Kırmızı kartın yanı sıra futbolcuların sahadaki reaksiyonu, mücadele gücü ve takımın kalan dakikalardaki direnci de değerlendirilmelidir.
İsmet Taşdemir’le devam edilecekse ki bana göre devam edilecek. Bunun gerekçesi ve takımdan beklenen değişim açıkça ortaya konulmalı.
Oyun anlayışı, sonuçlar ve hedefler somut ölçütlerle değerlendirilmelidir.
Ayrılık düşünülürse de bunun yerine kimin geleceği, kulübün mali yapısına nasıl bir yük getireceği ve takımın hedeflerine nasıl katkı sağlayacağı hesaplanmalıdır.
Teknik direktör değiştirmek tek başına başarı garantisi değildir.
Plansız bir ayrılık, mevcut sorunların üzerine yenilerini ekleyebilir.
Fakat sırf istikrar adına sonuçları ve sahadaki eksikleri görmezden gelmek de doğru değildir.
İsmet Taşdemir’in geleceği konusunda belirleyici olan, yalnızca Ümraniyespor maçının skoru değil, sezonun genel performansı ve takımın ortaya koyduğu futboldur.
Sivasspor’un ihtiyacı yalnızca bir isim değişikliği değil, sahada karşılığı olan bir futbol ve taraftara yeniden umut veren bir mücadeledir.
Kalın sağlıcakla…