Mutsuzluğum Sivasspor’un iki sezondur, kaptanlarına yaptığı vefasızlıktan kaynaklanıyor.

Kaptanlarla oturup, bir kahve içmişliğin varmı derseniz?

Elbette hayır.

Oynadıkları futboldan ve taraftarların onlara olan sevgisinden tanıyorum.

Kaptan Hakan Arslan ve Kaptan Ziya Erdal...

İkisi de yalnız iyi bir futbolcu değil iyi birer insandı, taraftar onları yalnızca futbollarıyla değil, örnek davranışlarıyla da sevdi.

Geçtiğimiz sezon sonunda Kaptan Hakan Arslan’a yapılanlar ve yapılmayanlar aklımızdayken, bu sezon birde diğer Kaptan Ziya Erdal’a yapılan “vefasızlıkla” karşılaştık.

Yıllarca kırmızı beyazlı armaya hizmet eden ve kaptanlığını yapan futbolcu kardeşlerime yapılanları doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.

Sivasspor Başkanı Gökhan Karagöl’ün “bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var ise, Sivasspor’umuzun kırk bin yıl hatırı var” dediğini hepimiz duyduk.

Ve, bu sezonu “vefa sezonu” ilan ettik!

Kaptan Ziya Erdal’ın hiç mi hatırı yoktu, Başkanım?

Peki, vefa nedir?

Kaptan Ziya Erdal’ın veda mesajını okudum; aldı beni, nerelere götürdü, neleri hatırlattı vede “Neden biz böyle olduk” dedirtti.
Bizim futbolumuzda “bir zamanlar” vefa vardı, “anılma” vardı, “jübileler” vardı, vardı da vardı ama bugün?

Kaptanlık yapmış nice futbolcuların, yıllar sonra vefatlarında bile, WEB sitelerine birkaç paragraflık bir “ölüm ve taziye haberi” koymaktan öte gidilmiyor artık.

Gelin de hatırlamayın şu sözü: “Ateş saatlerce yanar, suyu ısıtır da, Su bir saniyede ateşi söndürür; işte ‘vefasızlık’ böyle bir şeydir!..”

Elin oğlu ne yapıyor; hem de “ülkesinde birkaç yıl futbol oynamış yabancılar” için, bizler ne yapıyoruz, pardon; “Neden yapmıyoruz?”

Başkanlar ve Yöneticiler, “şunu” bile düşünmüyorlar artık; Genç sporcuların kendi kulüplerini tercihlerinde, “bu kulüp formasını giydirdiği sporculara karşı çok vefalı” diye düşünebileceklerini, akıllarına bile getirmiyorlar!

“Veda’da vefanın olması” ve bunun “gelenek hâlinde sürdürülmesi” sporumuza da, futbolcularımıza da kulüplerimize de “manevi olarak” çok şey kazandırır.

Kaptan Hakan Arslan, Serikspor’a giderek futbol hayatına devam etti ve bu sezon şampiyonluk yaşadı. Yolu açık olsun...

Kaptan Ziya Erdal’a en azından “jübile” maçı düzenleyebilirdik. Gurbetçilerimizin de burada olduğu şu günlerde iyi bir hazırlık maçı organizasyonu olabilirdi. Kulübüne, futbolcu arkadaşlarına ve taraftara veda etme imkanı sağlanırdı.

Ben seni son olarak Eyüpspor maçında hakem Atilla Karaoğlan ile girdiğin diyalogla hatırlayacağım. Hakem Karaoğlan, “gelme diyorum sana”... Kaptan Ziya “Gelmiyorum ki, ben buradayım hocam neden kart veriyorsun bana” hepinizin tebessümle hatırladığını biliyorum bu diyaloğu...

Yıllarca, üç yıldızlı armaya hizmet etmiş bu kardeşlerimize gereken “vefa” gösterilmeliydi.

Güle güle büyük kaptan Ziya Erdal, umarım sana yaşatılan bu vefasızlığı unutup yeni bir yaşama başlarsın!

Vefa sezonun da “vefasızlık” olmadı.

Kalın sağlıcakla...