Paraya tapan malzemeden çarpar… Paraya tapan hatasına ‘mukadderat’ der… Paraya tapan insana değer vermez… Paraya tapan eşyayı değil insanları kullanır… İşte bu denilenlerin tümünü 10 ilimizi yıkan, milyonları perişan eden, onbinleri canlı canlı mezara gömen, yüzbinleri evlerinden yurtlarından eden, sakat bırakan eserlerinden görüyoruz. Deprem görüntüleri artık beni fazlasıyla yıprattı, insanların feryatları beni ziyadesiyle perişanlattı, geleceğe olan ümitlerim azaldı, insanlara olan güvenim yok denecek seviyeye geldi… Bina yapılıyor, devletine güveniyorsun, yapılan binaya canlarınla birlikte yerleşiyorsun ve bu bina senin canlarınla birlikte mezarın oluvermiş… Kime güveniyorsun? Kader bu mu, bu olaya mukadderat denir mi? *** Deprem bölgelerinden bir manzara… Kitaplar, fotoğraf albümleri yerlerde… İnsanlar bakıyorlar o fotoğraflara, mutlu, güzel günlerin fotoğraflarına… Belki de cenazeleri çıktı o insanların, yürekler dağlanıyor, herkes gözyaşlarına hakim olamıyor… Ve kitaplar, belli ki çocuklara ait kitaplar… Mesnevi’den hikayeler kitabı dikkat çekti… Mesnevi… Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Mesnevi… Mevlana der ki Mesnevi’de, “Kardeşlerim, sen düşünceden ibaretsin. Gerisi et ve kemik. Gül düşünürsün her yer Gülistan olur. Diken düşünürsün, her yer dikenistan… Düşüncelerin senin kaderindir…” Mahatma Gandi de bu gerçeği bin yıl sonra dile getirir. Der ki, “Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin, Davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin, karakterlerinize dönüşür. Karakterlerinize dikkat edin, Kaderinize dönüşür. Düşünceleriniz kaderinizdir…” der. Ne düşünüyorsanız kaderinizdir… Parayı çok düşünen kaderini tayin etmiştir, binalar yapar ve bu binalar bire bin katma hevesinde bir sarsıntı da yerle bir olur… Eser yapmak isteyen ise binlerce yıla her felakete sağlam yapılarını diker… Mimar Sinan gibi… Sultan Süleyman’a teslim ettiği Süleymaniye için, “kıyamete kadar” sözünü vermedi mi? Muhteşem eserlerin altında yatan gerçekler de ölümsüzlüğü yakalayan ustaların imzalarını görmüyor muyuz? Ne düşünürsen kaderindir… Kitaplar güzeldir, işte bir deprem enkazında bir Mesnevi bende bu depremi oluşturdu… Düşünün, anlayın, idrak edin ve yapın… Vesselam…