26.01.2018 tarihinde, Millî Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından, Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği taslağı hazırlanarak paydaşların görüşleri alınmak üzere, Bakanlığın veri toplama modülünde  (https://veri.meb.gov.tr/FormaGit.aspx?983)   yayımlandı. Öğretmenler  Mebbis  şifreleri ile 10 Şubat 2018 tarihine kadar konuyla ilgili görüşlerini bildirebilecekler.  ?İmam bildiğini okur?  derlerse de   paydaşlara görüş sorulması güzel bir uygulama.
Acaba neden ortalaması 2 yılı bile bulmayan yönetmelikler yayımlanıyor. En son 22.04.2017 tarihli ve 30046 sayılı Resmî Gazete´de Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği yayımlamıştı. Yani sadece 9 ay önce. 2012 yılından beri konuyla ilgili yazdığım yazıların tam sayısını bile bilmiyorum. Evet; ortalama ömrü 2 yılı bulmayan yönetmelikler yayımlanıyor ve böyle giderse hep yayımlanacak. Neden acaba?  Çünkü maarif camiasının kâhir ekseriyetinin ?eyvallah? diyeceği bir yönetmelik çıkaramıyor, insanları adaletli iş yaptığımıza inandıramıyor ve hep başa dönüyoruz. ?Bizim oğlan emsile-bina okur, döner döner bi daha okur?  hesabı, başına ?yeni? kavramını eklediğimiz uygulamalarla eskiyi dahi arar oluyoruz.
Taslak yönetmelikte amaç madde 1 de şöyle belirtilmiş:   MADDE 1 ?  (1) ?Bu Yönetmeliğin amacı, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerini  ikinci görev olarak yürüteceklerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.?  Daha birinci madde böyle olunca sonrasını okumak istemedim. Sonra, memleketin en önemli işinin ?maarif davası? olması hasebiyle bir 7-8 saatimi daha feda etmeye karar verdim.  Düşünebiliyor musunuz, okuldaki en önemli görev, birinci mevki okulun yönetimi ama taslakta hala ?ikinci görev? olarak tanımlanıyor.  Ben seni çalıştırır çalıştırır sonra da postalarım, çünkü senin birinci işin öğretmenlik. Sen asla profesyonel yönetici olamazsın, ben bu işi kimi bulursam ona yaptırırım diyor yani. İşte bu yüzden hemen her yıl yeni yönetmelikler yayımlanıyor.
          MADDE 6- Müdür olarak görevlendirileceklerde aranacak özel şartlar
b) Kurucu müdür, müdür başyardımcısı, müdür yardımcısı ve müdür yetkili öğretmen olarak ayrı ayrı veya toplam en az bir yıl görev yapmış olmak.
c) Bakanlığın şube müdürü veya daha üst unvanlı kadrolarında görev yapmış olmak. Buradaki süreler; 4 yıl olmalıdır. Müdür Yetkili Öğretmenlikte geçen 1 yıllık süre ile şube müdürü ve daha üst görevlerde görev yapmış olmak aynı kategoride değerlendirilemez.  Ayrıca; 10 yıldan az hizmeti bulunanlar müdür olamamalı, 15 yıldan az hizmeti olanlar da şube müdürü ve daha üst görevlerde bulunamamalıdır. Şartları taşıyanlar bulunamazsa bu süreler aşağıya doğru çekilebilir.
MADDE 7 -  Müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirileceklerde aranacak özel şartlar
c) ?Adaylık dâhil en az iki yıl öğretmen olarak görev yapmış olmak.? Bu süre idarecilik için komik denecek kadar azdır. Bu süre müdür yardımcılıklarında en az 8 yıl olmalıdır. İki yıl içerisinde öğretmenliğin öğrenildiğini iddia etmek dahi laf´ü güzaftır. 2 yıllık bir öğretmeni diğer tecrübeli öğretmenlerin amir olarak saymaları dahi şüphelidir. Birkaç yıllık öğretmenlerin idareci olmaları, üst görevlerde bulunmaları, akıllara direkt torpil iddialarını getirmektedir ve bu kişilere kurumlarda saygı duyulmamaktadır.
MADDE 8-9-10-11-12-13  de  yazılı sınav, sözlü sınav ve değerlendirme süreçleri anlatılmaktadır. Yazılı sınav uygulaması yerinde bir karardır.  İdareci adaylarının öncelikle bir sınava girerek elenmesi ya da başarılı olması gerekir.  Yalnız yazılı sınav ile mülakatın etkisinin eşit olması adil olmaz.  Yazılı sınav % 50 oranında etki etmeli, mülakat % 25 etki etmeli, ek-2 % 20 etki etmelidir. Takdir puanıyla toplam 100 puan üzerinden bir değerlendirme yapılabilir. Taslakta, sınavda 100 puan üzerinden 60 ve üzerinde puan alanların başarılı sayılacağı belirtilmektedir.   Sınavın tek ölçüt olması hakka uygun gibi görünse de bu durum bizi yanıltabilir. Sizin mevzuat dediğiniz her gün değişmektedir ve iki tık ötenizdedir. Sadece bunları ezberleyip sınav kazanmakla yönetici olunamaz.  Aslında okulda kimin müdür olacağının pek bir önemi olmaması gerekirken, bazı eğitimcilerin özellikle dini duyarlılıkları olan öğrencilerin giyim kuşamı ve ibadetleri konusundaki bağnazlıkları gibi nedenler okul yöneticiliğini de gereğinden fazla önemli hale getirmektedir.
D E V A M  E D E C E K?