Futbol yada değil, köşe yazısı yazmak kolay diyorlar!
Doğru da diyorlar.
Evet, mesele gazetede köşe yazmak değil, mesele yazılanları iyi anlamak ve ders çıkartmak.
Ders derken de yazanın gördükleridir.
Sivasspor için 90 yıllarda başladığım köşe yazılarıma, işlerim “Kamuda çalışmam” dolayısıyla ara vermiş olsam da son 4 yıldır, yazıyorum ve imkanım olduğu sürece de yazmaya devam edeceğim…
Sivasspor’u köşemde yazarım, yazacağım. Ama şunu net olarak ifade etmek isterim ki ilk olarak “taraftarım”…
Yani, siz taraftarlarımızın “anlayacağı” tarafım.
Sivasspor’u yazmak içinde bir taraftar gibi maça gitmek ve seyretmek gerekir.
Ben, kamu çalıştığım zamanlarda da yıllardır “maratonda” tribün insanıyım.
Sivasspor’umuzun “üç yıldızlı” arması peşinde güzel ülkemiz Türkiye’mde birçok ile deplasman yaptım.
Taraftar demek, “tribün insanı” demek!
Armaya, sevdalı demektir. Futbol izler, ama başka takım tutmaz.
Üçüncü lig de iken de Sivassporlu idim. İkinci ligde de Sivassporlu idim. Süper ligde de Sivassporlu idim…
Sivasspor’un “Üçyıldızlı” armasının peşinde neler yaptığımı, ne atkılar ve ne formalar aldığımı hatırlamıyorum.
Gazeteciliğimin ilk yıllarında Sivasspor, 3 ligde mücadele ediyordu. Turhal deplasmanında gol olup yağdığında çıkan olaylardan paçamızı zor kurtarmıştık.
Terme, Akçaabat, Amasya ve Çorum deplasmanlarını saymıyorum bile…
Bu yazdıklarımı, okuyan ve şahsen beni bilen birçok kardeşim ve arkadaşımın içinde birçok deplasman anısı canlanmıştır.
Ve şimdiler de birçok “YİĞİDO” abimiz ve arkadaşım köşelerine çekildiler.
Ne kadar köşelerine çekilirlerse de çekilsinler, Sivasspor denildiğinde kulak kabartırlar ve dinlerler.
Bazen bir araya gelir, hem Sivasspor’u konuşuruz hem de anıları tazeleriz.
Bu yazıyı yazmamın sebebi de sağ da solda söylenilenler.
Nerede o “YİĞİDOLAR”!
Yiğidolar, birkaç kişi değildir. Yiğidolar, bir topluluk değildir, “Sivassporluluktur”.
Ülkemizde ki ulusal gazetelerde Sivasspor, haberi nasıl yazıldığını hatırlayalım.
“Yiğidolar bu hafta da galip geldi.” Başlıklarını unutmadınız değil mi?
Peki, şimdi ne oldu da Yiğidolar, sorgulanır oldu.
Onlar hiçbir zaman kravatlı olmadılar, hep atkılılardı her zamanda öyle kalacaklar.
Belki de deplasman maçlarına kendi cebinden parası ile giden, biletini alan ve çorbasını içen, tek taraftarlar yada taraftar grupları yiğidolardır…
Bunları yazarken, onur ve gururla yazıyorum!
Ben yaşım itibarıyla Sivasspor’umu 3. Ligde, 2. Ligde ve Süper ligde seyretme şansım oldu.
Ömrüm yeterse inşallah, Sivasspor’umuzu tekrar “Süper Ligde” izleme şerefine nayil olacağıma yürekten inanıyorum.
Seneye olmazsa, öbür seneye…
Hani “yiğidolar nerede” tribünler “boş” diyenlere sesleniyorum. Onlar hiçbir zaman Sivasspor’u bırakmadılar, sadece uzaktan seyrediyorlar.
Ve unutmayın, ihtiyaç halinde her zaman Sivasspor için bir araya gelirler…
Tribünde olamayabilirler veya uzaklaşmış olabilirler veya köşelerine çekilmiş olabilirler.
Ama, Sivasspor mevzubahis olduğunda hepsi tekrar bir araya gelirler…
Herkes bilir ki herkes gider, ama tribünler daima Sivasspor sevdalılarına kalır.
Şimdi tribünde kaç kişi kaldı ki bunu yazıyorsun diyenler için yazdım.
Yiğidolar, her zaman oradadır, “Anıları ve ruhları ile her zaman”.
Kalın sağlıcakla…