Sivasspor’da 19 Mayıs günü yaşanan Genel kurulun da başkan adayı çıkmaması nedeniyle, kulüp divana kaldı.

Bu da demek oluyor ki sahipsiz olan sadece takım değil.

Takım sahipsiz!

Şehir sahipsiz!

Önceki yıllarda öyle miydi?

Elbette hayır.

Sivasspor denildiğinde Anadolu’nun direnişi akla gelirdi.

Mütevazi bütçesiyle “Süper ligde” büyüklere kafa tutan, Avrupa Kupalarında “birçok kez” mücadele eden ve hatta konferans liginde ilk defa son 16’ya kalan Türk takımı olma başarısı gösterdi.

Ezeli rakibi Kayserispor’u “finalde” mağlup ederek Türkiye Kupasını kaldırdı.

Şimdi ise koskoca camia, başkan adayı çıkmadığı için divanın kapısına kaldı.

Ve o kapıdan çıkan “başkan” isimi, otomatik olarak kulübün yeni başkanı Ali Yavuz oldu.

Divan Başkanı Ali Yavuz, şuan itibariyle kulüp başkanı…

Aslında mesele bir isim meselesi değil!

Mesele, bir şehrin kendi takımına ne kadar ve ne ölçüde sahip çıktığının resmidir.

Bugün yaşanan tablo, sadece yönetim krizinin değil;

Birilerinin, ilgisizliğinin!

Birilerinin, yorgunluğun!

Birilerinin, yalnız bırakılmışlığının sonucudur.

Çünkü bir kulüpte başkan adayı çıkmıyorsa orada sadece maddi değil, manevi bir çöküş de vardır.

Bu da demek oluyor ki; İnsanlar artık taşın altına elini koymaktan korkuyor ya da kaçıyor demektir.

Oysa Sivas gibi bir şehir için bu görüntü ağır!

Tribünler yıllarca “Yiğidolar” diye inledi.

Taraftar deplasman yollarında takımını yalnız bırakmadı. Şimdi aynı kulüp, yönetimsiz kalma korkusuyla divana emanet ediliyor.

Başkan Ali Yavuz’un önünde zor bir süreç var.

Çünkü artık mesele sadece başkanlık koltuğunu doldurmak değil; kaybolan güveni de geri getirmek.

Camianın yeniden birlik olması gerekiyor. İş insanı, taraftar, siyasetçi, eski yöneticiler…

Herkes elini taşın altına koymazsa Sivasspor için daha zor günler kapıda olabilir.

Futbol, yeşil zemin üzerinde oynansa da sadece “sahada” oynanmaz.

Öyle bir zaman gelir ki işte “o zaman bu zaman” en büyük mücadele, kulübü ayakta tutabilmektir.

Sivasspor, bugün tam da böyle bir köşe başında…

Sivasspor, camiası kendisine şunu sormalı: Koskoca Sivasspor gerçekten sahipsiz mi kaldı?

Kalın sağlıcakla…