Cumhuriyetimizin ilanının bu yıl 101. yılını kutluyoruz.
Bugün tüm ülke insanımızın ve futbola gönül vermişlerin, bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
Hepimizin bildiği gibi 29 Ekim günü, bir milletin yeniden dirilişi adına verdiği mücadelenin en anlamlı günüdür.
Cumhuriyet, bütün vatan topraklarında doğudan-batıya ve kuzeyden-güneye savaşların nasıl kazanıldığının bir göstergesidir.
Şehitlerimizin al kanlarıyla yoğrulduğu bu topraklara “yabancı” postalların değmemesi için verilen büyük bir mücadelenin adıdır, Cumhuriyet...
İşte böyle bir ortamda birçok gaziler ve şehitler verilmiş olunmasına rağmen, yabancılara yani “düşman askerlerine” toprak sahaları dar ederek Harington kupasını generalin elinden almıştır, Atalarımız…
Harington Kupası; Fenerbahçenin işgal kuvvetlerine karşı en büyük zaferlerinden biri de “General Harington Kupası” maçıdır. 100 yıl önce 29 Haziran 1923 günü Taksim Stadı'nda çok büyük bir seyirci topluluğu önünde oynanan maçı Fenerbahçe, Zeki Rıza Sporel'in golleriyle 2-1 kazanmıştır.
Cumhuriyet, işte böyle bir kupanın ışığı altında kuruldu.
Sivas’ımızın göz bebeği Sivasspor kulübü tarafından 1998 yılında günün anlam ve önemini belirten bir kupa düzenlendi.
Dönemin Sivas Belediye Başkanı ve Sivasspor Kulüp Başkanı Osman Seçilmiş’in 1998 yılında büyük çabalarıyla düzenlenmesini sağladığı anlamlı bir kupaydı “Cumhuriyet Kupası”...
Şu kadar yıl düzenlendi.
Kupaları şu takımlar aldı, konularına girmek istemiyorum.
Önemli olan “Cumhuriyet Kupası’nın” düzenlenmesiydi.
Hangi takımın katıldığının yada hangi takımın aldığının bir anlamı yok!
Geçtiğimiz yıl “Cumhuriyetimizin 100. Yılında" daha görkemli düzenlenmesini beklediğim bu kupanın, düzenlenmemiş olmasını hayretle ve şaşkınlıkla karşılamıştım.
Evet, bir yıl boyunca sayısız etkinlikle ve duygularla yeni nesillere aktarılması gereken “bir milletin yeniden varoluşunun” bu anlamlı gününde Sivas’ımızda da “Cumhuriyet Kupası’nın” oynanmasını çok isterim.
Oynanacak zaman yok, ligin takvimi çok dar gibi açıklamalara mahal vermeden yada eften püften bahanelere sığınmadan, milli maç için verilen arada oynanabilir.
Haksız mıyım?
Kendi yüzüncü yıllarını bayram gibi kutlayan, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın katılacağı bir organizasyonla yapılsa güzel olur.
Mesela; Bu ülkemizin güzide 3 takımı ile birlikte aralarına da Sivasspor’u dahil ederek, güzel bir “Cumhuriyet Kupası” düzenlense iyi olmaz mı?
Sultan Şehrimiz Sivas’ta...
Çokta güzel olurdu.
Öyle değil mi?
Yine de umudumu kaybetmeyeyim.
Belki ilerleyen haftalarda düzenlenir, “Cumhuriyet Kupası”...
Bizde teşekkür ederiz, emeği geçenlere...
Yeni 4 Eylül Stadyumunda güzel bir ambiyans oluşturulabilir.
Genç, yaşlı, kadın, erkek ve çocukların stadyumu doldurup güzel bir gün geçirmeleri sağlanabilir.
Kent meydanında iki konser düzenlemenin Sivasspor’a hiçbir faydası yok.
Olmadığını da zaten, konser alanının yanı başından bulunan “Sivasspor Store’den” yapılan ürün satışlarına olan taleplerden, yani “olmayan” taleplerden görüyoruz.
Böyle günlerin coşkusunu, anlamını yaşamak ve gelecek nesillere bırakmak için bu tarz etkinliklerin çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Bunun içinde şehrin ileri gelenlerinin önderlik görevini yerine getirmelerinin doğru olacağı kanısındayım.
Yoksa iki satır yazılı mesajla kutlama yapmayı çokta yeterli bulmuyorum.
Bizim için anlamı ve önemi fazla olan bu günleri, damarlarımızdaki akan kana kadar hissetmeliyiz.
Coşkuyla kutlamalı ve tüylerimiz diken diken olmalı!
Haksız mıyım?
Kalın sağlıcakla...