Kendimi bildim bileli ve aklım yetti yeteli, futbol karşılaşmalarını izlerim.  

Her sezon olduğu gibi kulüplerimizin neredeyse tamamı bu sezonda hakemlerden şikayetçi! 

Her sezon, yaşanan kaosların son bulması istenmesine rağmen bitmiyor.  

Sürekli her yeni sezon, yeni kaoslarla birlikte geliyor.  

Bu yaşanan kaosların içerisinde genelde hakemlerimiz var.  

Yaşanan kaos ortamlarında onları yani hakemleri başrolde görmek artık ben dahil hiç kimseyi şaşırtmıyor.  

Yeni seçilen Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ise 'bu sorunu çözeceğiz' diyor.  

Sizde çözüleceğine dair umut var mı? 

Bende yok!  

TFF, son derece iyi niyetli bakış açısı içinde olsa da... 

Fakat, unuttukları bir şey var! 

Ülkemizin içinde bulunduğu futbol iklimi, sezonlardır olumlu değişikliklere asla imkân tanımıyor.  

Bence, bunun da en büyük nedeni mi dersiniz? 

Dünyada eşi benzeri olmayan, “büyük” takımlar olayıdır.  

Büyük diye tabir edilen takımlar Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş arasındaki rekabet başrolde. 

İşte bu takımlarda ki başkan, yönetici, taraftar, teknik adam ve futbolcu baskıları yüzünden hakemler maçlara zihinsel olarak sağlıklı çıkamıyorlar.  

Böyle devam ettiği sürece de ortadan kalkması mümkün gözükmüyor.  

Bu sorun 40-50 senedir de böyle ve böylede devam edecek gibi! 

Geçtiğimiz sezon Ankaragücü- Rizespor maçında yaşananlar kaosun artık en tepe noktası oldu diyebilirim.  

Rezalet bir maç sonu yaşadık!  

Bu maçı hatırlayan futbolseverlerinde benimle aynı fikirde olduğu kanısındayım.  

Fakat, hiçbir zaman bir hakemin yada bir insanın yere düşürülüp canice tekmelenmesini de doğru bulmam.  

Fiziksel şiddet her nerede uygulanırsa uygulansın, savunması olmaz!  

Beni tanıyanlar bilir, yapım ve karakterim gereği asla şiddeti savunmam.  

Ülke insanı olarak hakemleri ve hakemlik müessesini çok eleştiriyor olabiliriz.  

Ama onlarda her yönettikleri maçlarda verdikleri yada vermedikleri kararlarla bizlere çok malzeme veriyorlar.  

Haksız mıyım?  

Gözlerinin önündeki faulleri vermeyen.  

Yada 1,5-2 metreden penaltıyı çalamayan insana nasıl güvenebiliriz? 

Son yıllarda “VAR” teknolojisi olmasına rağmen 15-20 kamera ile takip edilen maçlarda dahi bariz hatalar yapan hakemlere nasıl güvenebilirim peki?  

Bunda art niyet aramak kadar doğal bir şey gelmiyor aklıma.  

İşte bu nedenlerden dolayı “güvenmiyorum” hakemlere...  

Güvenmemekte de haklılık payım var.  

Ben, hakem sorununun çözümü olduğunu düşünmüyorum. 

Sizce, çözüm var mı? 

Kalın sağlıcakla...