Ligimizde her sezon yeni umutlar ve yeni heyecanlar bekliyoruz.
Fakat, sezon başlıyor ve değişen bir şey yok!
Film tekrarı gibi izliyoruz.
Sonunu biliyoruz aslında ama sonunu bildiğimiz halde ilk defa izliyormuş gibi kaptırıyoruz kendimizi.
Yıllardır, nasıl bir ligimiz var ki dolaşıyor, dolaşıyor, en başa geri dönüyoruz.
Durum böyle olunca futbolseverler hiç şaşırmıyor.
Şaşırdığımız anlarda olmuyor değil!
Sezon başlıyor, bir bakıyoruz Beşiktaş şampiyon oluyor.
Bir bakıyoruz şampiyonluk Galatasaray'a gidiyor, bir bakıyorsunuz Fenerbahçe'ye...
Bakıyoruz işte sanki sonuç değişecek gibi.
En çok güldüğüm kelime ise “ligimiz çok kaliteli” denmesi...
Ligimizin kalitesindenmiş bu!
Nasıl bir kalite anlayışıysa?
Kazananın şampiyonu belirlemesi gerekirken, kaybedenin şampiyonu belirlediği bir lig!
Bence bu durumun ligin kaliteyle kesinlikle bir ilgisi yok.
Hepimizin bildiği gibi “kalite, süreklilik” ister. Öyle değil mi?
Her hafta izlediğimiz maçların, seyir ve heyecan seviyesinin katlanması gerekmez mi?
Kaliteli bir ligimizin olduğunu söylemek için, ne dersiniz?
Geçmişten günümüze kadar, şöyle bir gözünüzün önüne getirin isterim. Ligimizde “kalite ve istikrar” denen şeylerden eser var mı?
Sormak istiyorum size de!
Bazen öyle sezonlar oluyor ki, bir Anadolu takımı çıkıyor!
Mesela Bursaspor, Sivasspor yada Başakşehir çıkıyor ve şampiyonluğa oynuyor. Ama, bu takımların içinden bir istikrar tutturan var mı?
Üç büyük diye tabir edilen takımları zorlayan, elbette yok.
Avrupa liglerine baktığımızda ise, durum hiç bizimki gibi değil!
Oralarda oynanan futbolun ve ligin kalitesini hepimiz görüyoruz.
Stadyumda olsun, televizyon karşısında bir saniye gözümüzü maçtan ayıramıyoruz.
Kıran kırana, çatır çutur maçlar oynanıyor.
Takımların birbirleriyle kalite farkı yok denecek kadar az!
Oda ligin kalitesini ve maçların seyir zevkini artırıyor.
Her takım her takımı yenecek yada puan alacak güçte!
Sürpriz dediğimiz sonuçlar, Avrupa Lig’lerinde neredeyse her hafta alınıyor.
Bizde durum tamamen tersi!
Kalite ve seyir zevki sıfır...
Neden mi dersiniz?
Size, sadece bir örnek vereyim...
Daha maç başlar başlamaz “bazı takımlarımız” defanstan hiç çıkmadıkları gibi zamanı eritmek için “ilk dakikadan” itibaren her türlü yola başvuruyorlar.
İzlerken sıkılmamak elde değil!
Kalecilerimiz, topu ellerinden çıkartacakları yada aut atışı kullanacakları süre içerisinde bir çay içecek kadar zamanımızı oluyor!
Yalandan yerde yatanları, saymıyorum bile...
Haksızmıyım?
Soran olursa ligimiz kaliteli!
Kalın sağlıcakla...