İstanbul’da Sivas Günleri devam ederken böylesine büyük bir toplumun neden hak etmediği bir kültürel, eğitim ve siyaset basamağında kalması üzerine biraz düşündüm. Aslında bu düşünce 10 yıl önce yabancı dil okuluna gittiğim Cambridge’deyken birden kendini göstermişti.
Sivas’mı? Cambridge’mi, Oxford’mu? Karşılaştıralım…(İbrahim Tatlıses demişti ki; Urfa’da Oxford vardı da ben mi okumadım?) Alçak gönüllü Sivasımız ile eğitim ve akademide Dünya’da en üstte yer alan bu iki üniversitenin ismini niye karşılaştırıyorum? Şaşırmış olabilirsiniz…
Önce Sivas’ı anlatalım: Sivas, 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Devleti'nin en önemli ilim merkezlerinden biriydi. Kent merkezindeki dört büyük yapı - Şifaiye Medresesi (1217), Buruciye Medresesi (1271), Çifte Minareli Medrese (1271) ve Gök Medrese (1271) – kaynaklarda dönemin üniversiteleri olarak anılmaktadır. Bu yapılar, tıp, astronomi, fizik, kimya ve fıkıh gibi alanlarda uzmanlaşmış yükseköğretim kurumlarıydı. İşte aynı yüzyılda hatta yaklaşık yıllarda ; İngiltere'de de iki üniversite kuruldu. Resmi kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte 1167’de kurulduğu kabul ediliyor, ama ilk resmi okul, ilk kolej,University College 1249'da kuruldu.
Cambridge ise, 1209'da Oxford'da yaşanan kasaba-halkı çatışmasında iki bilim adamının idam edilmesi üzerine Oxfordlu akademisyenlerin göç etmesiyle kuruldu 10. 1231'de Kral III. Henry tarafından kraliyet beratı ile tanındı.
Sivas'taki bizim medreselerimiz ise 1217-1271 tarihleri arasında kurulmuştur. Bu medreseler ile Oxford (1096) ve Cambridge (1209) arasında yalnızca 10-20 yıl fark vardır; hepsi 13. yüzyılda kurumsal kimlik kazanan yükseköğretim kurumlarıdır. Bazı kişiler ‘’Sivas’taki bu kuruluşlar üniversite değildi, medreseydi’’ diye düşünebilir. O zaman zaten üniversite kavramı bu günkü anlamda yoktu, bugün bilim adamları o zamanki bu dört medresemizi üniversite olarak kabul ediyor. Zaten Oxford ve Cambridge de bugünkü gibi değil, kilisede ders veren Hristiyan din adamlarından oluşuyordu. O kiliseler de halen bu okulların ortasında duruyor.
Bu yazı ile , dört medresenin kuruluş bilgilerini, güncel işlevlerini, Oxford-Cambridge'in kurumsal sürekliliğini ve bu kadar mesafenin niye oluğu üzerine kafa yormaya çalıştım.
Sivas'ın Dört (Medrese) Üniversitesi: Kuruluş ve şlevi
Şifahiye Medresesi (Darüşşifa) - 1217
Kitabesine göre 1217 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından şifahane olarak yaptırılmıştır; Osmanlı döneminde medreseye dönüştürülmüştür 1. Anadolu Selçuklu tıp hastanelerinin en büyük boyutlusudur. 1768 fermanıyla resmen medreseye çevrilmiş, I. Dünya Savaşı'nda ambar olarak kullanılmıştır.
Buruciye Medresesi - 1271
Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemi alimlerinden Muzaffer Burucerdi tarafından 1271 yılında fizik, kimya ve astronomi öğretimi amacıyla yaptırılmıştır Vakfiyesinden yapıda bir kütüphane bulunduğu anlaşılmaktadır. Taç kapısında "İlim talep etmek her Müslümana farzdır" hadisi yer alır.
Çifte Minareli Medrese (Darülhadis) - 1271-72
İlhanlılar Veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılmıştır. Dini ilimlerin, özellikle hadis ilminin okutulduğu Darülhadis olarak hizmet vermiştir. Süslemeli taç kapısı ve tuğla-çini örgülü iki minaresiyle dikkat çeker; günümüze yalnızca doğu cephesi ulaşabilmiştir.
Gök Medrese (Sahibiye Medresesi) - 1271
III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılmıştır. Kutbu'd-din Şirazi gibi astronomi, fizik ve tıp alimlerinin burada müderrislik yaptığı bilinir.
Bu güzide dört eğitim kurumu bugün, müze,çarşı, ticaret gibi bir kullanıma tahsis edilmiştir. HİÇ BİRİ MAALESEF EĞİTİMDE KULLANILMIYOR. Sivas'ın medreseleri artık üniversite işlevi görmemektedir.
Oxford ve Cambridge Bakalım:
Bugün QS 2026 Dünya sıralamasında (Dünya üniversitelerinin kalite sıralaması ligi) Oxford 4. ve Cambridge 6. sırada yer alırken Sivas medreseleri müze, çarşı ve kültür merkezi olarak yaşamaktadır. Cumhuriyet Üniversitesi ise bu köklü medreselerden uzakta, kopuk bir biçimde şehir dışındadır. Bu üniversitemiz QS 2026 Dünya sıralamasında yok ancak QS Avrupa’da 700. sıradadır. (Cumhuriyet Üniv. Mensuplarımız tabi ki çok çalışıyor ve her yıl daha yuıkarılarda yer almak iççin gayret ediyorlar ama şu anda durum bu). Oxford, 31 Birleşik Krallık Başbakanı yetiştirmiştir; Cambridge, aralarında Kral Charles III, Isaac Newton, Charles Darwin, Alan Turing, Stephen Hawking, John Maynard Keynes gibi isimlerin bulunduğu mezunlara sahiptir. Nobel açısından Oxford ile ilişkili 76 , Cambridge ile ilişkili 126 ödül aldığı kayıtlarda mevcuttur.
Burada görülüyor ki, aynı çağda, aynı yıllarda doğmuş bizim üniversitelerimizin bugün adı-sanı okunmuyor, tarihe terkedilmiş, ama başkaları bunu yaşatmışlar, büyütmüşler ve Dünya’nın göz bebeği yapmışlar. Neden biz yapamadık? Bunun sebeplerini eğitimciler, tarihçiler, siyasetçiler, ekonomistler farklı farklı anlatabilir. Ben de burada şu sebeptir diyemeyeceğim. Dikkat çekmek istediğim çok devlet kurup yıktığımız gibi, kurumlarımızı da uzun soluklu, kalıcı yapamamışız. Sivaslılar olarak bunun sebeplerini çok iyi analiz edip doğruyu bulursak, o gün, bu kadar kalabalık bir Sivas nüfusunun gerçek bir nüfuza ve ağırlığa her anlamda ulaşacağını da keşfetmiş olacağız.